travesti

Travesti

travesti

Ankara travestileri | İstanbul Avrupa Yakası travestileri | İstanbul Anadolu Yakası travestileri | İzmir travestileri | Antalya travestileri | Adana travestileri | Sakarya travestileri | Bursa travestileri | Bolu travestileri | Marmaris travestileri | Kuşadası travestileri | Bodrum travestileri | Elazığ travestileri | Erzurum travestileri | Hatay travestileri | Samsun travestileri | Diyarbakır travestileri | Eskişehir travestileri | Çanakkale travestileri | Gaziantep travestileri | Kayseri travestileri | Konya travestileri | Mersin travestileri | Denizli travestileri | Tekirdağ travestileri | Balıkesir travestileri | Kocaeli travestileri | Alanya travestileri | Amasya travestileri | Düzce travestileri | Ordu travestileri | Aydın travestileri | Van travestileri |
alaettin

‘Travesti’ Millet Vekili Adayımız Oldu

68 kuşağından sayılırım.

O zamanlar evlerde telefon, televizyon yoktu. Bataryalı radyolardan “ajans” dinlenirdi.

Sabah namazından sonra kepenkler açılır, “besmele” ile “helal rızık kazanma” telaşı başlardı.

Akşam ezanı esnafın kepenk kapatması için bir alarm, bir işaretti. Hemen camiye koşulurdu.

Komşuya, akrabaya “maniniz yoksa akşam size geleceğiz” diye evin en küçüğü ile haber yollanırdı. Diziler yoktu. İnsanları kaynaştıran koyu ve samimi sohbetler yapılırdı. Erken yatılır, erken kalkılırdı.

Evler tek katlıydı. Toprak damlıydı. İnsanlar belki fakirdi. Ama, en kıymetli yiyecekler çocuklara yedirilmez, “utanacak gelir” diye misafire saklanırdı.

Çek, senet, kredi kartı yoktu. Alacak deftere yazılırdı. “Borç namustur” denir, ödemeyen çıkmazdı.

Kimse “el alemin namusuna kem gözle bakmazdı.”

Kap-kaç, ırza geçme, dolandırıcılık, tokatçılık yaşanmazdı. Bu suçlar topluma yabancı idi.

Halk, Kur’an, hadis okur, dini kitaplar “mütalaa” eder, camiye erken gider, vaaz dinlerdi.

Biraz mürekkep yalayanlardan kimisi Necip Fazıl okurdu, kimisi Nazım Hikmet.

Toplumun çoğu kurtuluşun İslam’da olduğuna inanırdı. Bazıları Karl Marks okur, materyalist diyalektiği savunurdu. Ama, ister tahsilli olsun, ister tahsil görmemiş olsun bizim kuşak çok okurdu.

Doğru ya da yanlış, herkesin bir ideali, bir fikri vardı.

Şimdilerde ilim ve teknoloji o dönemlerle kıyaslanamayacak kadar büyük gelişme gösterdi.

Gösterdi göstermesine de, insan kalitemiz arttı mı? İlmi ve teknolojik gelişmeler insanımıza mutluluk getirdi mi? Hiç sanmıyorum.

Hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen internet, akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarları, sosyal medya ve oyunlar, gittikçe yaygınlaşan bağımlılıklar oluşturdu insanlarda.

Selamlaşmayı, konuşmayı, hal hatır sormayı unuttuk.

Eskiden evin reisi baba idi. Evde onun sözü geçer, çocuklar onu zevkle dinlerlerdi.

Artık evin reisleri televizyon, internet, akıllı telefonlar v.s…

Belki toplumumuzun refah seviyesi arttı. Ama birbirimize duyduğumuz sevgi, saygı, yardımlaşma duygularımız azaldı. “Toplumun harcı” çürüdü, çürümeye de devam ediyor.

Televizyon dizilerindeki sapık ilişkiler, şiddet görüntüleri insan ruhunu “kezzap” gibi yakıyor. Yeni yetişen nesli “insan görünüşlü canavarlar”a dönüştürüyor.

Sapık ilişkileri modernlik diye sunanlar, teröristleri övenler, hatta masum gösterenler utanmadan buna kendileri neden olmamış gibi “toplum nereye gidiyor?” diye sorunca kan beynime sıçrıyor.

Özge Can cinayeti çok üzücü. Ama böyle yönlendirilen bir toplumda yaşanması garip değil. Aksine beklenen, beklenmesi gereken vahim bir olay.

Tedbir alınmazsa inanın çok daha vahim olaylar yaşanacak, hatta bunlar sıradan hale gelecek.

Baksanıza artık travesti bir milletvekili adayımız (!) bile var.

Ne kadar modern ve Batılı bir ülke olduk (!) değil mi?

Bu devletin ve sistemin mimarlarının kabirlerinde rahat uyuduğunu hiç sanmıyorum.

Şurada ne kaldı ki? Mahkeme-i Kübra’da onların sonlarını hep birlikte göreceğiz…

(Alıntıdır Alaettin EKİZER’in Travesti Yazısı)

estetik-ameliyati-olmak-isteyen-kadinin-dolgu-7198288_4166_o.jpg

Estetik Amelyatı olmak isteyen Travestinin Dolgusuna Çimento Kattılar

Estetik ameliyatı olmak isteyen travestinin popo dolgu maddesinin içine çimento ve japon yapıştırıcısı katıldı. Ameliyat sonrasında hastanın karnında başlayan ağrı bütün vücuduna yayıldı.

Kadın olup güzelleşmek isteyen travesti 2005 yılında ameliyat oldu. Doktor, popo dolgu maddesinin içine çimento, japon yapıştırıcısı kattı. Ameliyat sonrasında travestinin karnında başlayan ağrı bütün vücuduna yayıldı.

HASTANEYE BAŞVURDU

Bunun üzerine 30 yaşındaki travesti bir hastaneye başvurdu. Olayın ortaya çıkması üzerine polis bir araştırma başlattı ve doktorun sahte olduğunu ortaya çıkarttı. Doktor, lisansı olmadan müdahale etmek ve vücuda zarar vermekten dolayı tutuklandı.

KALÇALARINA ÇİMENTO ENJEKTE EDİLMİŞ

Kalçalarına taş gibi olsun diye çimento, yüzüne sarkmasın diye lastik enjekte edilen travesti önceki gün sokakta görüntülendi. Geçirdiği düzeltme operasyonlarından da bir sonuç alamadığı gözlenen kadınının görüntüsü oldukça kötüydü.

Travesti ve Travestilerin Mutluluk Anlayışı

İnsan bir ömür boyunca mutlu olma duygusunun peşinde oradan oraya savrulur durur. Oysa mutluluk yolun sonunda değil gittiğimiz yolda bizi beklemektedir. Biz yol boyunca etrafımıza daha dikkatli bakacak olsaydık her anımızı mutlu geçirebilir ve mutluluk denizinde yüzebilirdik.

Daha doğduğumuz gün sanki mutsuz olmaya programlanmış gibi ailemizi, çevremizi kendimize layık bulmayız ve şikayet etmeye başlarız. Biraz büyüdükten sonra ise elde edemeyeceğimiz her şeye göz dikip kendimizi mutsuz edecek hayaller peşinde koşmaya başladığımızdan elimizdekinin kıymetini anlamayız ta ki onları da kaybedene kadar. Hayatı boyunca annesinden ve onu büyütürken yaptığı hatalardan şikayet eden, okul başarısızlığını bir öğretmene yüklemeye çalışan Adana travestilerinden Azra, yakın zamanda annesini kaybetti ve asıl bunun en büyük mutsuzluk kaynağı olduğuna karar vererek yeni bir mutsuzluk konusu buldu kendine. Oysa ne annesi ne de öğretmenleri onun sandığı kadar kötü değillerdi sadece o olayları böyle algılamayı seçmişti.

Mutlu olmak için ilk koşul mutluluğu gerçekten istemekten geçer. Yediğiniz bir lokma giydiğiniz bir hırka için mutlu olabiliyorsanız ve şükrediyorsanız sizi bu dünyada mutsuz edebilecek hiçbir güç olamaz. Örneğin gözünüz görüyor ve kulaklarınız duyuyorsa etrafınızda gördüğünüz manzara, duyduğunuz güzel bir müzik sizi gülümsetebilmelidir.

Başkalarında olup da sizde olmayan şeyler için hayıflanmak yerine sahip olduklarınıza sıkıca sarılmak ve değerlerini bilmek mutlu olmak için önemlidir. Maalesef insanoğlu ulaşamayacağı şeylerin hayalini kurup kendini mutsuz etmenin yolunu her seferinde bulmayı başarır. Oysa sevilmek için değil de sadece sevmenin verdiği hazzı tatmak için sevmeyi becerebilsek her şey çorap söküğü gibi gelecek, karşılık beklemekten iyilik yapmak içimizdeki mutluluğu ortaya çıkaracaktır.

Bu dünya bir sınav yeridir ve sadece bir kez bu sınava tabi tutulur insan, bu gerçek bile kendimiz olduğumuz için bizi mutlu etmeye yetecekken bunu unutup gerçek olmayan sanal alemlere dalarak kendimizden kaçmak şu hayatta mutluluğu yaşamadan ölmek kendimize yapabileceğimiz en büyük haksızlıktır.

“Dünyayı güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey” diyen bir şarkı vardı. Ara sıra açıp dinlerim ve her seferinde gerçekten sevmenin kendinden bir başka insanı sevmenin gücüne yeniden tanık olurum. Bir arkadaş toplantısında Muğla travestilerinden Ayda, hayatı kaplumbağa kadar yavaş yaşıyorum çünkü hiç acelem yok demişti. Siz de tavşan gibi koşup çabuk yorulmaktan bıkmadınız mı? Lütfen biraz yavaşlayın ve yürüdüğünüz yollardaki güzellikler bakın eminim sizi mutlu etmek için bekleyenleri göreceksiniz.

Sosyal Medyayı Sarsan Travesti

Ne garip bir şey şu sosyal medya denilen mecra, ne onsuz oluyor ne de onunla mutlu olmak.

Ne zaman sosyal medya hesabıma girsem, takip ettiğim insanların gezme tozma fotoğrafları, sanırsın insanlar dünyaya gezmeye gelmiş. Birine bakıyorsun evinin mutfağında kahve içerken resim atmış. Saçlar yapılmış ful makyaj yüzünde, ya mübarek sen yirmi dört saat makyajla mı dolaşıyorsun? İnsan evine girince çeker pijamalarını giyer yün çoraplarını saçını başını dağıtır, yayıldıkça yayılır. Yok bunlar sosyal medyaya resim atacaklar ful aksesuarlı giyinir poz verirler.

Kusura bakmayın kızlar doğruya doğru olmuyor bu haller, olan var olmayan var, alan var alamayan var. Azıcık dikkatli olun. Bakın Almanya’da bir grup bilim adamı sosyal medya takipçileri üzerinde bir araştırma yapmışlar ve sosyal medya çılgını insanların bunalıma girmeye çok yatkın oldukları ortaya çıkmış. İşte bu insanların vebali paylaştığınız o resimlerde ve tabi ki sizde, ay olur mu öyle şey demeyin bilim yalan söylemez. Sen İstanbul travestilerin den Azra, gitmişsin şık bir mekana yediğini içtiğini resimleyip koymuşsun. Sivas travestilerinden Ayda evde yalnız başına otururken görmüş resmi beni aradı. Herkes gezmelerde biz evde pinekliyoruz diye ağlıyor. Yok tabi Sivas’ta o saatte açık mekan gidemiyor kızcağız. Sen resim paylaştıkça ağlayan sayısı artsın mı istiyorsun. Hem yok mu daha akılcı paylaşımlarınız.

Dünyanın bir yerlerinde insanlar açlık ve sefalet çekiyor, birilerin umurunda değil. Milenyum çağında fındık kabuğunu doldurmayacak konulara kafa yoruyoruz. Paylaşın güzel bir yazı okuyalım. Paylaşın güzel bir fikir destek olalım. Yoksa bize ne sizin nerelerde gezdiğinizden, aklıma gelmişken kapatın o telefonlarınızın konum bildiren zımpırtılarını da gidemeyenler bunalıma girmesin.Okuduğunuz bir kitabı paylaşın hatta bize özet geçin kitaptan ya da ne bileyim bir dernek paylaşın biz de uygun görürsek katılalım.

Ama olmaz değil mi? İlla son model sevgilinizle neler yaptığınızı sokacaksınız gözüme, Ayda evde ağlasın, sevgilisi olmayan hasedinden çatlasın. Sosyal medya çılgınlığı bu olsa gerek, çıldıran travesti ve kafayı yiyen arkadaşları. İşin kısası yapılan bu araştırma gerçekten doğru arkadaşlar sosyal statünün ve maddi kazancın arasında uçurum olan insanlar aynı mecrada buluşunca, kendi yapmak istediklerini başkalarının yaptığını görünce bir kriz yaşanıyor. O yüzden lütfen biraz dikkatli olalım paylaşımlarımızda empati kurmak ve başkalarını da düşünmek bizim insanlık görevimiz. Sevgiyle kalın.

Travesti Takıntıları

Hepimiz bazen takıntılı hallere gireriz. Aslında bazen benim de başıma geliyor bu durum, mesela evden çıkarken acaba ocağın altını kapattım mı? Diye çok dönmüşümdür yarı yoldan. İnsanların yaptığı işi doğru yapıp yapmadığını defalarca kontrol etmesi hatta kapıyı açık unutma korkusu ile kapının önünde nöbet tutması gibi durumlar ise bir hastalığın belirtisidir.

Obsesif Kompulsif bozukluk kısaca biz buna takıntılı olma durumu diyoruz. Bu hastalık başka şekillerde ortaya çıkabilir. Defalarca elini yıkadığı halde hala pis olduğunu düşünenler, ev temizliğinde işi abartıp, çamaşır suyu bağımlısı olanlar ve yemek masasında tabakların bile aynı hizada durması gerektiğini düşünenler korkarım siz hastasınız ve farkında bile değilsiniz.

Bu hastalığın pençesinde olan kişilerin elinden hiçbir iş çkmaz çünkü yaptığı işi acaba eksik bir şey var mı korkusu ile bir türlü bitirip teslim edemezler. Mutlaka sizin etrafınızda bu hastalığa yakalanmış insanlar mevcuttur. Benim çevrem ise bunlarla çevrili desem yeridir. Bekar ve eğitimli erkeklerin daha fazla yakalandığı bu hastalığın bilinen bir ilaç tedavisi yok ama telkin yoluyla rahatsızlıktan kurtulmak mümkün. İstanbul travestilerinden

Banu, titizlik hastalığına yakalandğından beri evine gidip bir bardak çay içmişliğim yok. Siz çay içtikçe mutfağa koşup bardağınızı yıkıyor. Kalktığınız yeri hemen düzeltiyor. Daha siz masadan kalkmadan o temizliğe başlıyor. Maalesef bu hastalığa yakalanan insanlarla birlikte yaşamak, onları idare etmek hiç kolay değil. Bursa travestilerinden Sanat’ta, çok sıkıntılı bir döneminde bu rahatsızlığa yakalandı ve uzun süren bir terapi sayesinde çok şükür kurtuldu.

O dönemlerde ona destek olmak için çok çabaladım ama sonuç almak için doktor tedavisi gerektiğinden benim çabalarım bir işe yaramadı. Siz şimdi bu yazıyı tekrara tekrar okuma isteği duyuyorsanız acaba anlamadığım yer kaldı mı diye soruyorsanız eyvah siz de takıntılısınız.

Takıntı hastalığının neden kaynaklandığı henüz tam olarak bilinmese de ağır depresyonlar ya da fiziksel rahatsızlıklar sonucu ortaya çıktığı düşünülüyor. Örneğin, ortamdan bulaşan bir salgın hastalık geçirmişseniz titizlik hastası olmanız normal karşılanıyor. Başınıza açık unuttuğunuz bir kapı ya da ocak yüzünden bir kaza gelmişse evden çıkmadan önce defalarca kontrol etmenizde normal, fakat birden bire bu rahatsızlık sizi esir almışsa işte orada mutlaka geçmişten kaynaklanan bir sorun olabilir vakit kaybetmeden tedavi olmanızda fayda var. Takmayın kafanıza iki günlük dünyayı ve keyfiniz bakın. Hayat takılacak kadar uzun sürmüyor. Hoşcakalın.

Hayatın Üst Kademeleri Gay, Travesti, Lezbiyen

(Tanrının yarattığı her şey bu dünyaya dâhildir)

Siz kabul etmesiniz de-ki kabul etmeyeceksiniz zaten, kabul etseniz çizgi dışı olmazdı-insanların bir takım yaşantıları ve yönelişleri de genel hayatın parçasıdır. Bunlar için sizden veya birilerinden onay alınması gerekmez. Sizi, ilgilendirmiyor olabilir ki zaten siz de onları ilgilendirmiyorsunuz. Bunları reddetmeniz sizi iyi onları kötü yapmaz. Yönetimin sözde insanları zararlı yönelişlerden korumak için sizden yana tavır koyması haklı bir gerekçe değil geri kalmış bir devletin varlığına işarettir. Çünkü değil yanlış bilinen şeyler, bir hacının mübarek sakalı bile insanlara zarar verebilir.

Burada zarar verme değil değerlere ters düşme söz konusudur. Ama kutsalınızın onadığı bu değerleriniz bazıları için önemli olmayabilir; çünkü insanların günah işleme özgürlüğü vardır. Sizin yoldan sapmış dediğiniz bu kimseler işte sizin kitabınızdan kabul ya da kendi yaşam anlayışları için tercih etmedikleri değerlerinizin yerine kendi değerlerini koyarlar. İşte çizgi dışı hayatlar böyle oluşur.

Ülkemizde milyona varan sayıda kişinin anlattığımız bu çizgi dışı hayatlara yönelişi varsa bu, Kerim Korkut’un da konusudur. Kaldı ki dünyada insanlık kitleler halinde bu atmosfere girmektedir. Bazı ülkelerde eşcinsellerin evlenebilmeleri için kanunlar yapılıyor. Bazıları “Bu lanet olası çirkin(!) yönelişler olmasaydı, bunlar ne kadar iğrenç, bir erkek bir erkekle şeapar mı” deseler de ortada değiştirilemez bir gerçek vardır: Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de bir kısım insanlarımız böyle çizgi dışı yaşamları tercih ediyorlar.

Ülkemizde insanların çoğu kutsalın ve devletin de desteğiyle bilumum gay’leri, travestileri ve lezbiyenleri yok etmek gerektiğini düşünebilirler ama gerçek demokrasi aşığı yüreklerin duvarına toslayacaklardır. Yapan varsa günahını, ayıbını, utancını yüklenir; insanların yaptıkları şeyler doğrudan zararlı değilse yasaklanmaz. Demokrasi ve ilericilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan yobaz yönetimler (Bir de ileri demokrasi demezler mi. Bu galiba sakallının sakalını özgürce tarama hakkı oluyor) bu bahçelerde çiçek yetiştirilmesine izin vermezler, vermiyorlar. Çünkü onları ayakta tutan gerici zihniyetlerin düşüncesi bu. Bunlar Tanrı’nın evreni yaratışındaki sırrı bile görmüyorlar. Tanrı yarattığı halde yaratılmışların hepsini onaylamıyorsun değil mi? Güzelim çiğdemlerin içinde baldıran otlarının ne işi var? Yolup atsana deve dikenlerini zambak tarlalarından. Doğa böyleyse sen de böylesin demektir. Gay’leri, lezbiyenleri ya da travestileri başka Tanrı mı yarattı? Kim ne derse desin onlar yaratıldıklarında böyleydiler, sonradan olmadılar. Genlerimizdeki eğilimler vakti geldiğinde icraatını yapar.

Sende yok mu sanıyorsun bu yönelişler. Hayatın boyunca tuvalette bir defa olsun gizli gizli şeyinle oynamadığını söyle sana bir gay kurban edeceğim. Sen de belki istiyorsun ama ya kendini baskılıyorsun ya da cesaretin yok. Sen sadece ben bu yolu tercih etmiyorum diyebilirsin; gay’ler, lezbiyenler, travestiler kötüdür diyemezsin, dilini koparırım. Evrenin kanunları senden mi onay alacak. Bu insanların deliklerde, delikten deliğe kaçarak, gizlenerek, saklanarak nefislerinin eğilimine karşı koymayıp (bu normal insan davranışıdır, aksini yapanlar normal değildir ki dinde de zaten nefsinize zulmetmeyiniz denmektedir. Ayrıca dinin bu emri dondurma yemeyin anlamında değildir ve ayetler geneldir, her şeyi içine alır) bütün toplumsal baskılara rağmen yaşamaya çalışmaları onları özgün ve önemli kılmaktadır. Utanması gereken birisi varsa onlar değil sizsiniz.

Konulara tam tarifiyle girmek istemiyorum; çünkü fazla detaya girdiğiniz zaman insanlar anlamıyor. Bildiğimiz kadarıyla bu konuda çok sayıda yöneliş var ama ana profil olarak ayırıcı üç guruptan bahsedilebilinir. Erkek erkeğe (gay), kadın kadına (lezbiyen) ve kadın şeklinde erkek (travesti) Bu yönelişlerde salt cinsellik vurgulansa da gerçekte öyle olmadığı görülecektir. İlgi/sevgi/ilişki doğal olarak karşı cinsler(kadın-erkek) arasında olur ama yaşamın içinde insanların yakınlaşmaları birbirlerine karşı merakı da doğurmuştur. Yine de cinselliğin motor olduğu bu yönelişlerde kişiler hemcinslerine karşı da ilgi duyabilirler. Burada cinsel arzular ve merak esas belirleyicidir. Bunlara duygusal yakınlığı ve aşka benzer ilgiyi de ekleyebiliriz. Bazı kimseler birbirleriyle birlikte (yakın/beraber) olmaktan fazlasıyla hoşlanıyor olabilirler. Toplumun şiddetle yasaklaması da bu yönelişlere ilgiyi kamçılıyor, merakı daha çok artırıyor.

Herkesin sahip olduğu şeyler farklı olduğundan sizde olanın onda da olması fark etmiyor. Bu aslında belki de sadece elbisesinin üzerinden gördüğümüz kimseleri çıplak halleriyle merak etmekten de kaynaklanabilir. Göründüğü gibi çok sayıda argüman var ama ana belirleyici cinsellik. Aynı özelliklere sahip kişilerle nasıl cinsellik yaşanır diye düşünebilirsiniz ama bu kimselerin tutkuyla bu işi yaptıklarına bakılırsa bilmediğimiz şeyler var. Öyle ki duyumlarımıza göre örneğin erkek erkeğe ilişki içindeki bir gay kadınlardan nefret ediyormuş. Keza lezboların da erkek sevmediği söyleniyor.

Aslında bu konuyu bu hayatları bizzat yaşayanların yazmaları gerekir. Daha gerçek ve inandırıcı olur. Kişiler kimliklerini ortaya koyamıyorlar ki yazı yazsınlar. Bir hakem gay olduğunu açıkladı. Bunun takdir edilecek bir cesaret örneği olduğu söylendi. Kişi sevgiye boğuldu. Lakin sessiz kalan konunun düşmanlarının diş gıcırtıları ta uzaklardan bile duyuluyordu.

Bilinmelidir ki hayvandan gay olmaz; çirkinleştirilen her şey çirkindir, iğrençtir. Dünya güzelini öperken bile çirkinlik oluşabilir. Çizgi dışı hayatlar bir şeyi şöyle ya da böyle yahut da kimsenin bilmediği şekilde yapmaktır. Tanımlanan haliyle çirkinlik yoktur; ancak uygulama çirkinlikleri en temiz ilişkilerde bile olabilir ki kişisel yetişkinliğin çoğu zaman rezaletleri, iğrençlikleri ortadan kaldırdığı bilinmektedir. Kaldı ki normal kadın erkek ilişkilerinde de insanın midesini bulandıran durumlar vardır. Keza bu tür ilişkilerin sağlığı bozucu argümanları olduğu, artı bu tür kişilerin daha doğduklarında yıkanmaları gerektiği, hijyenin bu yönelişlerde nefes almaktan daha önemli olduğu bilinmelidir.

İnsanlar bunları kabul etmeyebilirler; fakat aşağılayamazlar. Bir ülkede devlet iyi denilenden ya da kötü denilenden yana olamaz; nötr olmak zorundadır. Devletin bakanı elbette heykelini dikip müzeye koyacak değil ama çıkıp bu tür yönelişlerin sapıklık ya da hastalık olduğunu söylerse ben o bakanı tanımam. Türkiye’de özgür gurupların üzerinde çok ciddi baskılar var. Oysa bu baskıyı yapanların içinde de bu tür merak ve yönelişleri olanlar bulunmakta. Eşcinsel olmanın inançlarla, milli duygularla, gelenek ve göreneklerle, bilgili ve cahil olmakla, şehir veya köyde yaşamakla ilgisi yoktur. Herkesin böyle merak ve yönelişleri olabilir. Muhafazakâr olmayanlar cesur davranır (ki onlar da saklıyor) diğerleri bu merakları kendi gizli dünyalarında yaşarlar.

Bu, sadece bir giriş yazısıdır. Bu konularda cesur yazılarımız devam edecek.

Türkiye’de özgürlüğün muhatabı benim!

Bir Travesti’ nin Hayatı ve Yaşadıkları ile ilgili Anıları

İzmit kent merkezinde oturan ama aslen Elazığ`lı olan ve hayatını Buse adında bir travesti olarak sürdüren bir insanın başından geçen bazı olayları toplumun bilinçlenmesi için paylaşmak istedik. Buse`nin bize anlattıkları, toplumumuzun bu konu da yetersiz bir bilgi birikimine ve çok sert bir önyargıya sahip olduğunu ortaya koydu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Turizm Otelcilik mezunu genç bir delikanlı iken cinsel tercihlerinin kendisini nasıl farklı bir yola ya da yöne götürdüğünü dile getiren Buse, bundan kimseyi sorumlu tutmuyor.  Ancak bir kaç yıl mesleğini yapabildiğini fakat cinsel tercihi nedeniyle sebepsiz yere işten atıldığını ve aslında yaşadıklarının Mobing (işyerinde taciz) olduğunu mahkeme de ispatlaması sonrası kazandığı tazminat ile birikimlerini birleştirerek İzmit`ten bir ev satın aldığını anlattı.

Homoseksüeller sokağa itiliyor…

Toplumun homoseksüellik konusunda fazla bilgisi olmadığını ve çok kesin önyargılara takılıp kaldığını düşünen Buse, “Bakın bu toplum bizleri içlerinde yaşatmamayı kafasına koymuş ve bizim en azından hayatta kalmamız için gereken parayı bir işte çalışarak kazanmamıza da engel oluyorlar. Böylece homoseksüeller sokağa ve fahişelik yapmaya itiliyorlar. Hem bizi istemiyorlar ama aynı toplumun ferdi olan bazı hemcinslerimiz ise bizimle birlikte olmaktan çekinmiyorlar. Ve bunun için bize yüklü paralar ödedikleri gibi aşık ta olabiliyorlar. Bu durumda bizi bekleyen acı son, ne yazık ki sokaklarda fahişelik yapmak oluyor” şeklinde çok kesin açıklamalar dile getirdi.

Buse, “Bize karşılar ama Osmanlı`da bile vardık”

Her ülkenin kanayan bir yarası gibi görüldüklerini ama aslında Osmanlı zamanında bile var olduklarını üstüne basa basa belirten Buse, “Bizi yok sayamazlar” diyor. Tabii ki böyle olmayı kendisinin istemediğini fakat içindeki dürtülere göre hareket ettiğini açıklayan Buse, “Ben çocukken evcilik oynardım. Beni hemşire yaparlardı. Anlayın nasıl bir erkek çocuktum. Bu durumda ilk gençlik yıllarımda kendimi tanımaya başlarken, benliğimin değişik olduğunu fark ettim. Kızlarla kız kıza eğlenip, erkeklere ilgi duyuyordum. Bu durum daha sonraki dönemlerde daha fazla su yüzüne çıktı. Askerliği mi de yaptım. Ama çok uzun süreli olmadı. Tard (Uzaklaştırma) edildim. Erkek görünümümün altında bir kadın yattığını anlar anlamaz yaşantım da buna göre yeniden şekillendi. Ama bazı erkeklerde bu durumdan sonuna kadar yararlanmayı bildiler” dedi.

Avrupa`da kimsenin bizlerin cinsel tercihi ilgilenmediğini biliyorum

“Bakın medeni ve gelişmiş toplumlarda kimsenin bizler gibi yaşamak durumunda olan kişilerin cinsel tercihleri ile ilgilenmediklerini biliyorum” şeklinde Avrupa”yı örnek gösteren Buse, “Sadece geri kalmış toplumlarda homoseksüellerin itilip kakıldığını ama Hindistan, bazı arap ülkeleri, bazı Afrika ülkeleri gibi ülkelerde genelevlerde çalışanların fahişelerin yarısına yakını hemcinslerimden oluşmaktadır. Hem bizleri istemiyorlar hem de ayrı toplumun erkekleri dizlerimizin dibinden ayrılmıyorlar. Bu durumda ikircikli davranmayı seçiyorlar. Bizler varız ve var olmaya da devam edeceğiz. Bakın bizler aslında saldırgan insanlar değiliz. Çoğumuzun barışçıl karakterleri var. Ama bize saldıran, soyan, paralarımızı çalan, tecavüz eden insanlar var. Bunlar sizin aranızda yaşıyor. Bizim aramızda değiller ve zaten barınamazlar. İşte sokakta çalışan ve fahişelik yapan homoseksüeller ve travestiler kendilerini korumak için bazen aşırıya kaçsa da saldırgan tavırlar sergileyebiliyorlar.

Bunun için kimse bizi suçlamasın lütfen. Bizler kadın fahişeler gibi toplumun emniyet sübaplarıyız. Biz kadın ve erkek fahişeler olmasak toplumdaki cinsel suç oranları tavan yapardı. Hiç düşünebiliyor musunuz? Çocuklarınıza, kızlarınıza, evlatlarınıza ya da torunlarınıza tecavüz eden birileri çıkmayacak mı sanıyorsunuz? O zaman ne yapardınız? Kimi bulup kimi öldürmeyi düşünürdünüz? Ama bizler sokak ortasında vurulabiliyor ya da bıçaklanabiliyoruz. Birde üstüne üstlük bize bu işleri zorla yaptıran ve paralarımızı elimizden alan hemcinslerime ne demeli. O paralarla çocuklarını okutan, anası ölünce mevlid okutanlar bile çıkıyor.

İşte ben böyle bir toplumda travestiyim diyebilecek cesarete sahip biriyim. Evim var ve evimde fahişelik yapıyor ve topluma zarar vermiyorum. Kimseleri kırmıyor, kimselerin ah`ını almıyorum. Kimsenin parasını elinden zorla almıyor ve kimsenin günahını da almıyorum. Yeri geliyor Ramazan Ayı`nda oruç tutup, Kurban`da kurban kesip fitre ve sadakalarımı dağıtıyorum ve ihtiyaç sahiplerine de gıda bile dağıtıyorum. Bütün bunları kim biliyor da beni suçlayabiliyor? Bende sizler gibi insanım ve insanca yaşamak istiyorum.

Kendimi kadın olarak görüp sessiz sedasız yaşayıp, sessiz sedasız ölmek istiyorum. Benim günahlarım beni ilgilendirir. Benden başka hiç kimse benim günahlarımı çekmeyecek ya da sevaplarımı Allah`tan başka kimseler bilmeyecek. Bizi kendimizle baş başa bırakın ve aslında herkes önce kendi yaşantısını düzeltsin. Biz düzeltme sıralamasının belki de en sonlarındayız” şeklinde konuştu.

Travesti ile Zevklerin Uyumunu Yakalamak

Tartışmasız en büyük zevkler insanoğlu için seks ile alınan zevklerdir. Uyumlu zevklerin yatakta sergilenmesi ise en büyük zevkleri ortaya çıkartır. Aynı fantezilere sahip olmak ılımlı olarak partnerin zevklerine uyumlu olmak müthiş keyifli birliktelikleri de ortaya çıkartır. İnsan istediği müddetçe kendisine uygun bir partneri eninde sonunda bulabilir. Tamamıyla aynı zevkler olması kolay değilse bile büyük bölümünün uyumlu olması insana yeter ve çoğu zaman artar bile. Bulunamadığı zaman ise seksten en iyisini alabilmek ücretli partnerler ile giderilebilir. Fantezilere uyumluluk gösteren her tarzdan partner büyük şehirlerimizde bulunmakta ve travestiler de onlar arasında yer almaktadır. Hatta istanbul travesti bayanlar artık tercih edilenler arasında yükseliş göstermekte ve taliplerinin sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Kimseye zararı olmayan tercihlerinin zevklerini yaşayan ankara travesti bayanların tercih edilmesindeki artışın sebebi toplumun daha ılımlı olmaya başlamasıdır. Onların zevk uyumu ve kendilerine çizdikleri yol kendilerini ve tercih edenler harici kimseyi ilgilendirmemektedir. Dolayısıyla herkes kendi zevkine uyan partneri seçtiği müddetçe alabileceği zevklerde artar.

Tarifsiz zevklerin anahtarı olan uyumlu olabilmek zevkleri geliştirir. Daha fazla fanteziye sahip olabilmek ve geniş açıdan bakabilmek için zevklerin uyumunun ortaya çıkardığı kaliteyi yakalamak gerekir. Yaşanmamış ve eksiği hissedilen zevkler için sizlere uygun partnerleri sitemizde bulundurmamızın bir diğer nedeni de budur. O halde kendi zevklerini bilmenin ve fantezilerini bilmenin önemi çok daha iyi anlaşılıyor. İstenen partnerdeki özellikler ile karşılaştırıldığında büyük uyum gözleniyorsa tercih etmek için şüphe duymaya gerek kalmamış demektir. Fizik ölçüsü ya da fantezileri büyük oranda tutan partnerler kaliteyi her nerede olursanız olun yansıtabilecek seviyededir.

Düğümü çözebilmek ve fazlasıyla zevk alabilmek adına zevklerinize uygun partnerleri portalımız aracılığıyla rahatlıkla bulabileceğinizi bilmenizi isteriz. Her gün bir çok kişi kendi zevk uyumuna uyan partnerleri bizler sayesinde bularak mutluluğa ulaşmakta ve rahatlığı hissetmekte. Girilen ilişkiden pişman olmak yerine keyfini sürmek istiyorsanız sitemizde bir süre dolaşabilir ve sizi etkileyecek partneri bulabilirsiniz. Aynı zamanda zevkleri ile size uyum sağlayacak travesti partnerlerde sizlere yaşamadığınız keyifleri sunmak için can atıyorlar.

Travesti olmadan Yeni Çağla Birlikte Yalnızlık

İnsanların sürekli değişim gösterdiği ve doğru insanı bulmanın aşırı derede zor olduğunu düşündüğünüz bu devirdeki en büyük sıkıntılardan bir tanesi sizi tamamen anlayan ve mükemmel deneyimler yaşama imkanı bulabileceğiniz fıstık gibi bir partner bulmaktır. Dünyanın yeterince adil bir yer olmamasıyla birlikte sıkıntılı partner durumları da eklenince işin içine, tamamen çıkılması güç bir durumun içinde olduğunuzu anlarsınız. Bu gibi zamanlarda yaşanılan sıkıntıların ardı arkası kesilmez ve hayattan aldığınız zevk git gide düşerek kaybolur. İşte bütün bunlarla birlikte hayattaki en önemli sıkıntılar boy gösterirken yapılacak tek şeyin sadece izlemek olduğunu düşünmek çok yanlış.

Bu güzel portal ile birlikte artık sizlere mükemmel birer deneyimle birlikte en güzel zamanların garantisini veriyoruz. Bu güzel portaldaki kendini geliştirmiş bireylerin sizlere neleri tecrübe ettireceğini bir düşünsenize.

Mükemmel deneyimler ve mükemmel zamanlar beraberinde gerekli olan durumları sağlamadığından sizlere hayatınızın fırsatını elde etmeniz için bu güzel portalı kurduk. Bu güzel site ile birlikte artık siz de dilediğiniz yerden dilediğiniz zaman en mükemmel ankara travesti ve istanbul travesti bayanlarına ulaşabilecek en mükemmel deneyimler için kılınızı kıpırdatmadan bunları elde edebileceksiniz. Bütün bunlarla birlikte de en mükemmel, en iyi travestiler ile yaşayacağınız deneyimlerde bu güzel portalın farkını anlayacaksınız.

Hayatın bu derecede sıkıntı yarattığı şu günlerde en mantıklı seçeneklerden bir tanesi haline gelen bu güzel portal ile artık siz de en iyi, en mükemmel zamanlarınızı yaşayabilecek, hayatınızın en mükemmel zamanlarını bu güzel portal ile birlikte elde edeceksiniz. İşte bu yüzden bu güzel portal ile birlikte en mükemmel travesti bayanlarına ulaşın ve bir an önce hayallerinizdeki o güzel geceyi geçirin.

Bir Travesti ile Yalnızlığınızı Ödüllendirin

Dünyadaki en tehlikeli güçlerden bir tanesi haline gelen yalnızlık değişen çağ ile birlikte büyük bir sorun teşkil etmesine rağmen aynı oranda çözümü basit bir durum haline de gelebilmekte. İnsanların temel doğasında bulunmayan ve yıllarca toplumlaşıp birleşmeyi içgüdüsel olarak başaran bu insanların yalnızlığa karşı alerjisi olduğunu görebilirsiniz. Bütün bunlarla birlikte toplumun gelişmesini ve birçok alanda büyümeyi sağlayan en temel olgu yalnızlığa karşı açılan savaşla birlikte elde edilmiştir.

Bütün bunlarla birlikte insanların yalnızlık kavramı her ne kadar büyük bir toplum içinde olsalar da farklı bağlamlarda edinebildiği de bir gerçektir. Günümüzde tanıdığınız binlerce insanın içindeyken bile yalnızlık çekmek o kadar da şaşkınlık gerektirecek bir durum değildir. İşte bütün bunlarla birlikte insanlara büyük bir problem yaratabilecek güce sahip olan yalnızlığın öneminin de büyük olduğunu görebiliriz. Yalnızlığın en ince detaylarına kadar incelendiği durumlarda insanlarda büyük etkileri olduğu gerçeği bizlere büyük bir problem teşkil eden bu durum için bir şey yapma konusunda fikir sahibi olmamızda büyük bir rol oynar. Örneğin yalnızlık durumları içerisindeki bir kişinin elde ettiği bütün sonuçlar negatif yüklüdür. Bununla birlikte insanlar için sıkıntılı sonuçlar doğuran yalnızlığın çözümü için yalnızlığınızı giderebilecek bir takım olgulara sahip olmak gerekir. Bu olgular sizi tamamen anlayacak ve hayatınızda yeni bir bahar esintisi yaratabilecek kişilerden geçer. Bütün bunlar için de en iyi seçenek tabii ki travesti bayanlardır.

Bu mükemmel travestiler ile yaşayacağınız mükemmel deneyimler sizlere en güzel duyguları yaşatacak bütün bunlarla birlikte hayatınızdaki yalnızlığın uçup gitmesini sağlayacaktır. Söz konusu en iyi ankara travesti ve istanbul travesti bayanları olduğunda da sizler için mükemmel bir portal olan bu güzel site en iyi seçenektir.