travesti

Travesti

travesti

Ankara travestileri | İstanbul Avrupa Yakası travestileri | İstanbul Anadolu Yakası travestileri | İzmir travestileri | Antalya travestileri | Adana travestileri | Sakarya travestileri | Bursa travestileri | Bolu travestileri | Marmaris travestileri | Kuşadası travestileri | Bodrum travestileri | Elazığ travestileri | Erzurum travestileri | Hatay travestileri | Samsun travestileri | Diyarbakır travestileri | Eskişehir travestileri | Çanakkale travestileri | Gaziantep travestileri | Kayseri travestileri | Konya travestileri | Mersin travestileri | Denizli travestileri | Tekirdağ travestileri | Balıkesir travestileri | Kocaeli travestileri | Alanya travestileri | Amasya travestileri | Düzce travestileri | Ordu travestileri | Aydın travestileri | Van travestileri |

En Yüksek Performans ve Birliktelik için Travesti

Şaşırtıcı performansları ile travestiler kendileri ile ilişki isteyenler ile eğlenmeyi sonradan yatağa geçmeyi istiyorlar. Az bulunan bir travesti kalitesi ile kendisini arzulayan birisine karşı performas sergilerken onu mutlu edebilecek her şeyi deniyor.

Bu ilişkilerin gün geçtikçe artması ile bu ilişkileri kendine çeken sitelerin artması takip ediyor. Kalitenin odağı olmuş en iyi seks partnerlerini bulunduran siteler yenilenerek kendilerini en üst noktaya çıkaracak hamleleri yapıyorlar.

Sürekli bir yarış ve daha fazla kişiyi sitelerine çekmek için bulundurdukları partnerlerin daha kaliteli olmasına dikkat ediyorlar. Çünkü memnun edici ve kaliteli partnerler ne kadar fazla ise o kadar fazla dikkat çekeceklerini ve sitelerinin ziyaret edileceğini biliyorlar.

Şaşırtıcı performansları ile istanbul travesti  sitelerinde bulanların kalitesi bu ilişkilerden hoşlananlar için oldukça memnun edici seviyede. Diğer bir örnek ise eşcinsel ilişkilerini sevenler için ankara travesti bayanlar olabilir.

Partner ilişkisi arayanların fantezileri doğrultusunda geçirdikleri bu ilişkiler için portalların önemi her geçen gün artmaktadır. Çünkü artık kimse kulaktan dolma tavsiyeler ile partner seçmiyor. Bu siteleri ziyaret edip en kaliteli partnerleri bulabilen birisi için kulaktan dolma tavsiyelerin önemini sizler de tahmin edebilirsiniz.

Hiç görülmemiş ve iyi olduğu söylenen bir partner adayının bile vasat çıkma olasılığı olduğu için özelliklerine bakarak nasıl olduğu bizzat görülen bir partner elbette daha cezbedici konumdadır. İşi şansa bırakıp nasıl olduğu bilinmeyen bir partneri seçmek gerçekten de büyük hayal kırıklıklarına sebep olabildiği için artık kimse bu tavsiyelere uymuyor ve siteler sayesinde partnerlerini buluyorlar.

Tüm özelliklerini ayrıntısı ile yazan partnerler resimlerini koyup ne istediklerini dile getiriyorlar. Eğer uygun bulunduysa iletişime geçilip dakikalar içersinde birlikte olunabiliyor. Özel bir ilişki tarzını benimseyenler için bu portallarda şaşırtıcı performansta kolay bulanmayacak tarzda partnerler bulunabildiği için kimse işini şansa bırakmak istemiyor.

Doğrusu bu yöntemi kullanmak ve görebilip özelliği bilinen bir partneri seçmek en mantıklı seçimdir. Heycanlı birliktelikler ce şaşırtıcı performansları test etmek isteyenler süre kaybetmeden bu siteleri ziyaret edebilirler. En güzel saatleri geçirecekleri ve zevkin doruklarına çıkacakları partnerleri ile karşılaşabilir ve mutluluğa adım atabilirler.

“Travesti” ile birliktelik için teknik geliştirmek

Birlikte olduğunuz arkadaşlar ile memnun olabilme konusunda teknik geliştirmek ve bu teknikleri sürekli yenilemek gerekir. Çünkü bu teknikler kısa züreli geçerli olacak ve bir süre sonra deşifre olacaktır. En yeni teknikleri kullananlar ise seks partnerleri ile sıkıntısız cinsel ilişlki yaşayacaklar ve avantajlarını her zaman koruyacaklardır. Bir travesti  ile isteksiz bir ilişkinin önüne geçebilmek için mesela onu ilişki öncesi başka aktivitelere çağırmak ve rahatlatmak gerekebilir.

Bunun nedeni travestiler bu şeylere alışık değil ve pek fazla aktiviteye katılamazlar. Ancak günümüzde travestiler o kadar bakımlı ve seksi hale geldiler ki onları davet edemeyecek bir ortam neredeyse kalmadı. Bu teknik onu memnun edecek ve sizle birliktelik yaparken arzusunu arttıracaktır.

Bir diğer teknik istanbul travesti bayanlar için geçerli olabilir. Onunla sadece birliktelik için değil birlikte iyi vakit geçirdiğiniz için birlikte olduğunu söylemek hoşuna gidecektir. Ona bunu söyledikten sonra bunu gerçekleştirmeli ve daha uzun birlikte olmalısınız. Bu sayede zamanla onun sizinle cinsel ilişkide dorukları yakaladığını ve sizi baştan çıkarttığını göreceksiniz.

Başka bir teknik ise ankara travesti bayanlar için geçerli olabilir. Mesela onunla yaşadığınızı kimseyle yaşamadığınızı söyleyip çok etkileyebilirsiniz. İstediğiniz şeyi bulduğunuzu ve bu kadar tatmin olmadığını söylemek onu daha etkili seks yapmaya itecektir. En verimli seksi alabilmek için her türlü yeni taktiği uygulamak seks partnerini aktif hale getirmek için gereklidir. Memnun olmadığınız ve yinede birlikte olmak zorunda olduğunuz partner her kim ise teknikler uygulamaktan vazgeçmemeli kendinizi sürekli yenilemelisiniz.

Bilindik teknikler yerine belki yeni teknikleri siz geliştirmeli ve onun aktifliği ile zevklerin en kalitelisini yaşayabilirsiniz. Sizin yapmanız gereken şey onu pasif olmaktan uzaklaştırmaksa üzerinize düşen şeyi yapmaktan çekinmemelisiniz. Eğer bu teknikleri uygulamadan ben zevk alamıyorum diyorsanız partnerim aktif değil diyorsanız unutmayın ki siz de bu konuda hatalısınız demektir.

Kendinizi Sınırlamayın Yasaklarınızı Kaldırın

İnsanlar yapıları gereği her zaman yasak olan şeylere daha yakın olmuşlardır. Çünkü insan yapısı her zaman özgür olmaya ve olabildiğince serbest olmaya heveslidirler. Katı kuralları ve başkalarının çizdiği sınırları insanlar hiçbir zaman benimsemez ancak yaşam gereği kabul etmek zorunda kalırlar.

Bu her konu için insanın yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği her şey için geçerlidir. Cinsel yaşam konusunda dahi özgür olmak ve istediğini yapmak isteyenler her zaman olmuş ve olacaktır. Aslında bu cinsel ilişkideki olan şeyin yasak ile yakından uzaktan alakası yoktur. İnsanlar bu algıyı oluşturmuş ve sanki kendi tercihlerinin dışında kalanlar yasak bir şeyi yapıyormuş gibi diğerlerine entegre etmeye çalışmışlardır.

Geldiğimiz noktada başarılı olduklarını söyleyebiliriz ancak halen haklarını savunan ve cinsel ilişkideki bu yasak gibi görünen şeyleri kırmaya çalışanlar olduğunu görüyoruz. Konuya bu açıdan bakılınca travestiler kendilerini isteyenlere hizmet sunmada özgür olmayı isteyince yanlış bir şey gibi gözükebilir. Her fırsatta “travesti” denilince farklı gözlerle bakma algısı oturmuş durumda ancak insanın özgür yapısının buna asla izin vermeyeceği gerçeğinide görmeliyiz.

Kendileri ile barışık halen hizmet vermeye devam eden ankara travesti bayanlar çok zevkli ilişkiler kuruyorlar. Kendi yapılarının bu olduğunu ve yasak olsa dahi bunu sürdürmeye devam edeceklerini her platformda açıkça söylüyorlar. Şimdiye kadar gördükleri baskılar ve bu yanlış algı yüzünden onların vazgeçmediğini ve vazgeçmeyeceklerini gösteriyor.

Her zaman bu hizmeti verdiklerini ve kendilerini böyle hissettiklerini anlatan istanbul travesti bayanlar da özgür olduklarını insanların yanlış bakış açısına sahip olduklarını söylüyor. İnsanların cinsel tercihleri yüzünden yasaklı gibi görülmesi çağdaş bir ülke için kabul edilemez gerçeklidir.

Öylesine bir algının oluşturulması bile yanlış bir düşünce tarzını göstermektedir. İnsanlar doğası gereği bunu zaten kabul etmediler ve etmeyecekler.

Travesti ile Konuşarak Anlaşmayı Deneyin

Hayatımızın bir çok safhasında sorunlarla karşılaşır , kendimizce çözümler ararız. Sinir krizleri ve şiddet çözüm yollarının en sonunda yer almalıdır. İlk izlenim olarak olaylara konuşarak ve düşünerek yaklaşmak size çözüm için zaman kazandırdığı gibi doğru adımlar atmanızı da sağlamaktadır. Peki hangi durumları konuşarak çözebiliriz ?  Konuşarak , anlaşarak çözebileceğimiz sorunlarımızın ilk sırasında bireysel ilişkiler ve duygusal hayatımız yer alıyor.

Örneğin bir arkadaşımızla aranızda sorunlar var ve siz nasıl çözeceğinizi bilemiyorsunuz. Tarafların birbirini tanıyor olmasından dolayı konuşmak oldukça etkili olduğu gibi sorunun temeline teşhis koymak da önemli bir rol oynamaktadır.

Geçtiğimiz günlerde istanbul travestileri neden arkadaşım Semra yakın bir arkadaşı ile aralarında küçük bir sorun olduğunu ve bundan dolayı üzgün olduğunu söyledi. Aslında sorun küçüktü ama konuşmadan sinir yoğunlaşmasıyla büyümesine yol açtıklarını belirtti. Duygusal ilişkilerimizde konuşmak o kadar önemlidir ki , öncelikle paylaşım sonrasında anlaşmayı getirir.

Cinsel hayatınızda konuşmak büyük bir önem teşkil etmektedir. Partnerinizle aranızda sırlar olmaması onu size yakınlaştırır. Kafanızda kurduğunuz olayları onunla konuşarak daha kolay bir hale getirebilirsiniz. Travesti ve travestiler genelde bu durumu göz önünde bulundurarak partnerlerinin isteklerini onlardan duymak isterken bayanlar bunun tam aksine kontrolün partnerlerinde olmasını isterler.

Bu durum çoğu zaman işe yarayabilir. En azından cinsel hayatınızda heyecanı elde tutmanızı sağlar. Fakat ne yaparsanız yapın rutin giden yatak hayatınızı konuşmadan değiştiremezsiniz. Aşk hayatınızda buna dahildir.  Kadınlar kendilerine seni seviyorum demenizi o kadar çok önemserler ki iki kelime onları sonsuz bir mutluluğa götürebilir. Erkekler ise sevgilerini belli etmek yerine daha baskın hareket etmek zorunda hissederler kendilerini.

Çoğu zaman iletişim bozukluğundan dolayı sorunları çözülmez durumlara sokabiliriz. Bazen karşımızdakini iyi anlamaz ya da kendimizi tam anlatamayız. Böylece iletişim bozulur ve anlaşmamız kesinlikle söz konusu olmaz. Çözümü oldukça kolay kendimizi anlatmak için karşımızdaki kişinin anlayabileceği  kelimelerle kısa cümleler kurmalısınız. Onun sizi dinlediği gibi sizde onu dinlemelisiniz.

Hayatınızı kolaylıştırmak için çoğunluk işlerinizi konuşa konuşa yapmalısınız. İnsanların tek anlaşma yolu konuşmak ve anlaşmaktır. Bu konuyu daha geniş inceleyen kitaplar ve filmler izlemenizi önerebiliriz. Unutmayın şiddet sorunlarınızı daha da zor hale getirirken , konuşmak sorunlarınızın tamamen ortadan kaldırabilir.

Travesti Hakkında Genel Bilgiler

Travesti veya travestiler hakkın da pek fazla bilgi sahibi olmamamız gayet normaldir, çünkü yıllardır alışagelmiş negatif söylentilerle beraber biz de hep kötü tanımışızdır. İstanbul travestileri olsun Ankara travestileri yada istanbul travestileri olsun hepsi aynı kader çizgisinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Hayat standartları hemen hemen hepsinin yapmış olduğu seks işçiliği paydasın da buluşmaktadır. Süslü ve bir o kadar da seksi olan travestiler adeta yürek hoplatmaktadırlar. Bu insanlar yıllardır nefret söylemleri ile beraber adeta canavar gibi tanıtıldılar ve sanki farklı bir varlık olarak insanların gözüne soktular. Bu durum da medyanın payı çok büyüktür, son dönemler de sosyal içerikli projeler de özellikle sokak hayvanları ve sokak çocukları içerikli projeler de yer almaya başladılar ve hatta siyasete atılanları bile oldu, amaçları lgbt bireylerin haklarını savunmak görünürlüğü artırmaktır. Her insan kitlesinin iyi yada kötüsü vardır sapla samanı birbirin den ayırmayı bildiğimiz zaman bu insanların da iyisini kötüsünü ayırt etmek mümkündür. Sevgi dolu bu insanları insan topluluğundan uzaklaştırarak yapacakları iyi projeleri de engellemiş oluyoruz. Saygın ve demokrasi ile yönetilen bir ülke de yaşıyorsak bu insanlara neden yaşam kalitelerini yükseltmek adına yardımcı olmuyoruz. Psikolojik olarak  iyi görmüyoruz hep farklı pencerelerden bakıyoruz normal olarak baktığımız da normal bir insan yaşantısı yaşamaktadırlar bir çifte standart daha var ki A klas bir insan yaşamının daha alt seviyelerin de muamele ile her yerde karşılaşmaktadırlar yani ikinci sınıf vatandaşı olarak görülmektedirler. Dört duvar arasın da herkes taparcasına iltifatlar ediyor fakat dışar da insan dışı düşüncelere kapılıp bu bireyleri itip rencide etmektedir insanlar, yeri geliyor komşu olarak yeri geliyor iş arkadaşı olarak hor gözler ile bakmaktayız. Travestiler farklı kutup ta yaşamıyorlar onlar da içimiz de yaşamaktadırlar. Tabi ki fuhuşu savunmuyoruz fakat o yollara kadar kendimiz itiyoruz. Yol kenarların da kar kış demeden keyiflerinden durmuyorlardır dışardan hayatları bize renkli gelebilir ama içi onu dışı başkasını yakar hesabıdır herkesin kendisine göre sorunları vardır şüphesiz hiç bir insanoğlunun doğasında direk kötülük yoktur insanın uslübu ile doğru orantıdadır. Trans kadınların iradeleri o kadar yüksek ki o kadar zorluklara rağmen ben buradayım diyebiliyor büyük bir cesaret olmalıdır ki kendilerini topluma kabul etme çabasına girmişlerdir.

Ben travesti’yim kaderimin değiştiği an ilk olarak İstanbul travestileri ni gördüğüm de başlamıştı. Moda ikonları olarak beynim de tasarladığım Şişli travestileri  o günden bu güne kadar hala şıklıkta diğer trans kadınlara aman vermemektedirler. Şıklık pahalı elbiseleri alıp giymek değildir, şıklık insanın kendisine yakıştırdığı konseptleri bir araya getirmesi demektir. Ben asla giyinmeyi bilmezdim kırmızı üstüne pembe giyenlerdendim  moda dergilerini takip etmedim kendimi geliştirme yollarına baktım, zıt renkleri denedim zamanla onlardan da sıkıldım beyazın üstüne siyah giymek gibi sıradan geliyordu bana artık ama vazgeçemediğim bir renk vardı halada öyleyim kahve renkleri, bana göre çok asil bir renktir ama herkeste güzel durmuyor ne yazık ki, kırmızı renkler de yoğunlukla dikkat çektiği için seksin ve kışkırtıcı olarak bilinmektedir. Moda uyum demek yada farklı konseptleri bir araya getirmektir, her şey tamamlanınca bir bütün olarak güzeldir. Trans kadınların yoğun olarak tercihleri şahşalı ve taşlardan oluşan konbinlerdir ben ise biraz daha sadelikten ve daha şeffaf renkleri kombinliyorum ayrı bir kadınsılık katıyor bana , ondan ziyade gerek dışarı da gerekse kapalı mekanlar da dikkat çekmemi azaltıyor o da herkesin malumu olan transfobiyi azaltmaktadır. İnsanlar bana dışarı da öteki gözü ile bakmamaktadırlar o yüzden kılık kıyafet çok önemlidir hele ki uç noktalar da giyinmek tecavvüz veya farklı konulara davetiye çıkarmaktadır. Trans kadınlar bir yönde kendi kendilerini deşifre etmektedirler, dört duvar arasın da insanlar istediklerini tabi ki giymekle özgürlerdir fakat dışar da bizim değer yargılarımız var onları korumak adına da olsa giyim kuşamlarımıza dikkat etmek zorundayız. Ev kıyafetlerimiz ayrı eğlenmek için bar ortamların da giydiğimiz kıyafetler ayrı olmalıdır. Ben travesti’yim bütün bunlara ben kendim dikkat ettiğim için ben transfobi ile karşılaşmıyorum istediğim mağazaya girebiliyorum istediğim cafeye girebiliyorum ben travestiyim diye uçuk giyinmek zorun da değilim modaya uygun giyinirim fakat önce benim içime sinmeli ben travesti olmaktan önce bir insanım cinsiyetim sonradan gelmedir.

istanbul travestileri ve istanbul’daki travestiler

Ülkemizde kültürün cinsel yaşama olumlu etkilerinden daha çok olumsuz etkilerinden bahsedebiliriz. Eril bir toplumda ve baskının oldukça fazla olduğu yerlerde tıpkı bizim gibi cinsel yaşamda kültürel sorunlar olduğunu dile getirmek oldukça kolaydır. Nedeni ise bazı ilişki tarzlarının istenmemesi ve sadece herkesin kısıtlı bir cinsel partner seçebilmesinden kaynaklanır. Hepimizin çok iyi bildiği gibi oturmuş bir kültür yapımız bulunuyor ancak cinsel yönden tüm herkesin ihtiyacını karşılayacak cinsten değil. Herkes istediği gibi bir partnerle birlikte olamıyor ve bazı ilişkiler tamamıyla yok sayılmak isteniyor. Herkes aynı olmak ya da diğer kişiler gibi partner seçmek zorunda kaldığı için ister istemez sorunlarda ayyuka çıkıyor. Kendini erkeklere daha yakın hisseden ve bunu çevresinden gizleyenlerin sayısını kimse bilemiyor. Sakladıkları travesti ilişkilerini ya da travestiler ile geçirdikleri geceleri kimselere anlatamıyorlar. Bu ilişkileri yapmak ülkemizin içinde dev bir sorun gibi görülüyor ve sanki bu ilişkileri yaşayanlar yok sayılma noktasında terkediliyor.

Kendini bu birliktelikler ile rahatlatanların daha fazla büyük illerimizi tercih etmesi ve ne olursa olsun bu ilişkileri yürütmeye çalışmaları onların bu cinsel isteklerinin ne kadar içten olduğunu da gösteriyor. Başka yerlerde olup istanbul travesti bayanları tercih edenler arasında o kadar çok kimse varki onların yok sayılmaya çalışılması gerçekten düşünülemez. Üst düzey yöneticiler ya da varlıklı kimseler ve daha bir çok kişi onlar için istanbul’u tercih ediyor ve gereksinimlerini gideriyorlar. Diğer bir örnek ise ankara travesti bayanları seçenler. Onları tercih edenler arasında da bir çok farklı ve kimselerin tahmin edemeyeceği kişiler bulunuyor. Seyahatlerinde ya da iş görüşmeleri için buralara gelen ve travesti lerden hoşlananlar cinsel ihtiyaçlarını gidermeden geriye dönmüyorlar. Sebebi ne olursa olsun oraya gelmişler ise bu zevki yaşamadan dönmemeleri onların bu cinsel tarzı ne kadar benimsediklerini ve beğendiklerini de gösteriyor

Her birey kendi seçtiği tarzda bir ilişki yaşamaya başladıysa da gizli tutmak zorunda olanların sayısını henüz belirleyebilecek bir konumda değiliz. Kültürün oluşturduğu ve cinsel yaşamı olumsuz etkilediği gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Belki ileride çok daha iyi bir noktaya gelebiliriz.

Akla gelmeyecek sürprizler ve partnerin hoşlandığı şeylerle yapılan sürprizler ilişkiyi renklendirir ve heycan katar. Hiç beklenmedik bir anda gelen bu sürpriz hem partneri memnun eder hem de sürprizi yapan kişiye mutluluk olarak geri döner. Cinsel ilişki için yapılan sürprizler de yine aynı şekilde değerlendirilebilir. Hiç yapılmamış bir fantezi ya da akla gelmeyecek cinsel ilişki ile alakalı sürprizler gerçekten de cinsel hayatı olumlu yönde etkiler. Bu pozitif etkilenmeden seksin kalitesi artar ve ortaya en kaliteli seks denilen bir cinsel deneyim çıkar. Bu seviyeleri görebilmek ve en iyiyi yakalamak adına sürprizler ile ilişkiyi renklendirmek karşılıklı sürprizler yapmak oldukça etkili yöntemler arasında bulunmaktadır. İster bayan isterse erkek olsun isterse ciddi bir partner isterse ücretli seks hizmeti veren partner olsun bu sürprizlere hayır diyemezler ve hoşlarına gider. İstanbul ve ankara da bulunan travestiler bile bu sürprizleri partnerleri ile paylaşmaktalar. Bir travesti için bile önemli olan bu kural tüm ilişkilere uygulanıp verim alınacak türdendir.

Bazı kimselerden halen kabul görmemesine rağmen istanbul travesti bayanlar oldukça ciddi partner sayılarına sahiptir ve onları memnun etmekte başarılıdırlar. Cinsel ilişkiyi renklendirip partnerlerini günlük hayatın sıkıcılığından ve sorunlarında uzaklaştırırlar. Yüksek kaliteli seks seviyeleri için olması gerekeni yerine getirdikleri için partnerleri kolay bir şekilde kopamaz ve ilişkiye girmekten büyük zevk alırlar. Güzel ve seksi olmasını bilen ankara travesti bayanların ilişkiyi renklendirme taktikleri de bu şekilde işler. Partnerlerine yeni fanteziler sunup onları memnun edebilmek için hizmetlerini sunarlar ve belki de çoğu kişinin tahmin edeceğinden daha fazla partnerleri vardır. Günümüzde oldukça fazla talep almaları onların bu hizmette iyi bir seviye yakaladıklarının da göstergesidir.

Herkesin zevkleri birbirinden farklı ve istedikleri farklı olsa da partnere cinsel sürprizler yapmak gereklidir. Her koşulda yardımının görüleceği bu aktiviteleri yapmaktan geri durmamak gerekir. İyi bir cinsel tatmin için gerekenleri iyi bilmek ve uygulamak her zaman işe yarayan şeylerdir. Bu sebeple ilişkiyi renklendiren partnerler seçmeli ve onu memnun edebilmeyi düşünerek tatmin duygunuzun doruklarını yaşayabilirsiniz.

Bu ülkede devlet erkek adalet erkek medya erkek trans ve travesti hakkı yok!!!

Bugün sizi Michelle Demishevich’le tanıştırmak istiyorum.

29013650

O, benim trans kadın meslektaşım.
T24’te çalışıyor. Makedon kökenli olduğu için soyadı Demishevich ama Michelle, cinsiyetini değiştirip kadın olduktan sonra kendine verdiği isim…
Türk yani Michelle. Sıkı bir gazeteci.
Dünyada Michelle’i haber yapmayan yayın organı neredeyse yok!
Bakın bazılarını sayayım… Time, Huffington Post, L’Expresse, Die Zeit, CNN, Der Spiegel, New York Times, Guardian…
Üstelik adım adım, hayatının her dönemini haber yaptılar. Dünyada tanınıyor ve takdir görüyor.
Kendi ülkesi hariç! Kendi ülkesinin LGBTİ’lere bakış açısı da ikiyüzlülüğü de ortada. O, burada hâlâ parmakla gösterilen, ‘travesti’ diye ötekileştirilen, küçümsenen, sözlü ve fiziksel tacize uğrayan biri. Oysa ona böyle davranan bir sürü insanı cebinden çıkaracak bilgi birikimine sahip. Michelle şahane bir kadın. Hem hazırcevap hem donanımlı. İnsan onu dinlemeye doyamıyor. O, transların Jeanne d’Arc’ı! Ona şans diliyorum, umarım Türkiye, bir gün bütün farklı kimliklerin bir arada huzur ve barış içinde yaşayabildiği bir ülke olur. İnşallah biz de görürüz!

Michelle Demishevich… Sen, yabancı mısın? Türk müsün? Neden yabancı ismi taşıyorsun?
-Ben aynı bedende iki hayat yaşadım. Biri erkek olan ben. Ama o bedene hapsolduğumu fark ettiğimde, cinsiyetimi değiştirip kadın olmaya karar verdim. Ve bir isim almam gerekiyordu. Ailem Makedonyalı. Skopje’den, yani Üsküp şehrinden. Soyadım gerçek. İlk isim olarak da Michelle’e karar verdim, Beatles’ın meşhur şarkısı, ‘Michelle ma belle’den esinlenerek…

Çocukluğun nerede geçti?
-İzmir’de. Sevgi dolu bir ailede büyüdüm. En büyük hazinem ailem. Kuzenlerim, yeğenlerim, teyzelerim, halalarım. Şiddeti, aile içinde değil, toplum içinde yaşadım. Eğitimimi tamamladıktan sonra da gazeteci olarak çalışmaya başladım.

Sonra peki…
– Cinsel yönelimimden dolayı ötekileştirilmeye maruz kaldım. Attılar beni işten. Bir sabah gazeteye geldiğimde, turnikeden geçemedim. Ama iyi ki de böyle olmuş, her işte bir hayır var! Bu olay,
Michelle’in doğumuna vesile oldu. İzmir’i ve oradaki hayatımı geride bıraktım, 1999’dan beri İstanbul’da Michelle Demishevich olarak yaşıyorum…

İstanbul’da nasıl tutundun? Hemen gazeteciliğe kaldığın yerden devam edebildin mi?

-Nerdeee! Erkek medya sektörümüz, bana yedi yıl gazetecilik yaptırmadı. Ama benim de bir şekilde para kazanıp, hayatta kalmam gerekiyordu. Eğlence sektörüne atıldım, garsonluk-marsonluk derken, basın danışmanlığı yapmaya başladım.

O sıkıntılı dönemde para kazanabilmek için fuhuş yapmamayı nasıl becerdin?
-Zor tabii. O dönemlerde bir erkek arkadaşım vardı, sekiz yıl birlikteydik, onun sayesinde belki de bazı şeyler yolunda gitti. Seks işçiliği de bir iştir bu arada. Zorunda bırakılırsam asla, “Ayıpmış! Günahmış!” diye düşünmem, yaparım. Aç kalıp ölmekten iyidir. Beni o duruma itenler ayıplansın, ben değil!

Trans bireylerin hayatlarını genellikle fuhuş yaparak kazanmaları eleştiri konusu…
-Valla, “Niye fuhuş yapıyor translar?” diyenlerin zekâlarından şüphe ediyorum. Galiba onların beyinlerine oksijen gitmiyor! Başka alan bırakıyorlar da biz çalışmıyormuşuz gibi! Bir semtte ev kiralıyorsun, ertesi gün mahalleli, muhtarla beraber imza toplayıp, seni oradan kovuyor, bu en basiti. “Öl” diyor bu toplum sana, öl! N’apacaksın peki? Nasıl yemek yiyeceksin, nasıl kafanı bir yere sokacaksın? Bir şekilde para kazanman gerekiyor…

Tecavüzcülere, katillere bizden daha çok değer veriliyor

Hortum Süleyman’dan bu yana bu ülkede trans bireylere bakış ne kadar değişti?
-Hiçbir şey değişmedi! Dün Hortum Süleyman, bugün başka bir isim. Dünkü şiddet, bugün başka şekillerde çıkıyor karşımıza. Mesela yeni İç Güvenlik Yasası olarak. Polis merkezlerinde trans kadınlara, ‘vatan haini’ muamelesi yapıyorlar.

Ev bulmak, iş bulmak eskiye göre kolay değil mi?

-Hayır hiç! Hâlâ çalışma hakkı, barınma hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı sistem tarafından görünmeyen ve yazılı olmayan kurallarla engelleniyor. Ben, seks işçiliği yapmıyorum ama kiralık ev bulamıyorum. “Travestilere ev vermiyoruz!” deniliyor. Bu toplum katillere, tecavüzcülere, hırsızlara bizden daha çok değer veriyor. Bizi her fırsatta toplumun dışına öteliyor. Eskiden nasılsa, bugün de durum aynı yani. Bülent Ersoy ve Zeki Müren’i devleştiren toplum, sokakta bizi gördüğünde küfrediyor, aşağılıyor, taciz ediyor. O yüzden, LGBTİ’ler olarak mücadelemizi artık Meclis’te vermek istiyoruz!
Nasıl o muhteşem erkek cinsiyetini reddetmiş ve kadın olmuşuz!
Ne kadar zor Türk toplumunda trans ve travesti birey olmak?

-E çok zor! Sünni, Türk ve hetero kimliklere karşı LGBTİ kimlikler sürekli bir mücadele içerisinde… Benim metrobüse binmemin doğru olmadığını, toplumun ahlakını bozduğumu düşünen hâlâ çok büyük bir kesim var mesela.

Trans kadınları kafadan reddeden bir kültürde yaşıyoruz… Sence sebebi ne?

-Bence bu ötekileştirmenin temelinde de ‘kadın’ kimliği yatıyor. O muhteşem erkek cinsiyetini reddetmişiz ve kadın olmuşuz ya, aman Allahım bu, erkekliğe bir ihanet! Asla kabul görmüyor! Çünkü devlet erkek, adalet erkek, namus, ahlak ve gelenekler hep erkek kimliği üzerine inşa edilmiş. Erkek kimliği kutsal bir makam olmuş.

Bu ülkede kadının değeri yok ve bunun için bir savaş veriyoruz. Translar daha da kötü vaziyette…

-Aynen öyle! Ama olayın aslı, hepimiz, kadın olduğumuz için şiddete maruz kalıyoruz. Kadının hâlâ adı yok maalesef. Hâlâ devam eden duruşmalarda, geçmişte olduğu gibi bugün de ‘iyi hal’ denen abuk sabuk bir indirimden yararlanıyor erkekler. Adam katil, tecavüzcü, manyak, sapık, tacizci ama mahkeme salonunda takım elbiseli ve biraz da beyefendi hallerindeyse, yargıçlar hemen indirim uyguluyor. Çünkü adalet de erkek!

YAŞADIĞIMIZ ŞİDDET AYNI

Peki nasıl oldu da diğer transların kaderini paylaşmadın, aradan sıyrıldın?
-Aslında ‘ben ve diğerleri’ diye bir şey yok. Kimliğimi kabullendikten ve kendimi iyice tanıdıktan sonra, içimdeki mücadeleci kadını ortaya çıkardım. Bir Jeanne d’Arc gibi. Ama benim seks işçiliği yapan bir transtan farkım yok. Mesailerimiz ve sektörlerimiz farklı sadece. Yaşadığımız şiddet ve ayrımcılık aynı. Bu toplum, seks işçisi trans kadını da gazeteci trans kadını da ötekileştiriyor. Bunun bir ayarı, ortası yok. Ben gazeteci olmayı seçtim ve insan hakları savunucusu olarak hayatımı idame ettireceğime kendi kendime söz verdim.

Peki kendini gazeteci olarak nasıl kabul ettirdin?
-Üniversite bitirmiş bir insanım. Kafam çalışıyor. Meraklı biriyim. Çok okurum. Soru sormayı ve araştırmayı severim. Çalışkanım. Elim kalem de tutar. Gazeteciliğe tutkuyla bağlıyım. E daha ne olsun? Zaten geçmiş yaşamımdan -yani Michelle’den önce- bir gazetecilik zeminim vardı. İstanbul’da başta zorlandım. İş vermediler ama sonra kendimi bir şekilde kanıtladım. Şu an T24’te çalışıyorum. Ve iyi bir gazeteci olduğumu düşünüyorum. Ama bu, sadece benim başarım değil. Bu ülkede, 40 yıldır devam eden örgütlü trans aktivizminin bir kazanımı.

Herkes ahlaklı, bir tek trans kadınlar ahlaksız… öyle mi?

Herkes namuslu, ahlaklı da bir trans kadınlar mı namussuz ve ahlaksız! Ahlak nedir? Namus nedir ayrıca. Kız çocuklarına tecavüz eden, dokuz yaşında kız çocuklarıyla imam nikâhıyla evlenen, kadın ve LGBTİ cinayetlerinin her geçen gün arttığı bu toplumun, bizleri eleştirmeye hakkı yok! Biz barış istiyoruz, bütün kimliklerle bir arada yaşayabileceğimiz bir Türkiye istiyoruz.

MEDYA BİZİ NE ZAMAN HABER YAPSA BİZ ÖLDÜRÜLÜYORUZ!

29013650

Transmışsın, erkekmişsin, kadınmışsın ne fark eder… Gazeteciliği hakkıyla yapmak gerekir, cinsiyetin, yönelimin zerre kadar önemi yok! Ama vicdan eksikliğinin var. Ben gazeteciliği, insan hakları odaklı yapmaya gayret ediyorum. Medyanın eril dilini değiştirmek de en büyük hedefim. Ama meslektaşlarımın mesleki egosu nedeniyle bir şeyler öğrenmek istemeleri bazen mümkün olmuyor.

Travesti, terörize edilmiş bir kelime, kullanma!

Mesela arkadaşımız Eylül Cansın öldüğünde, önce “Boğaz’dan genç bir kadın cesedi çıkarıldı” diye verildi haber. Sonra, “Yapılan incelemeler sonucunda çıkarılan cesedin travesti olduğu anlaşıldı!” dendi. Burada bir aşağılama var. O, bir kadın. Hayatından bile bu uğurda vazgeçmiş. Hâlâ niye ona ‘travesti’ diyorsun. Travesti, terörize edilmiş bir kelime! Asla kullanmamak gerekiyor.

Ölüsüne saygı duy bari Travesti yazma

Dora arkadaşımız da Kuşadası’nda 36 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Haberi, “Dora takma isimli Muhammed öldürüldü!” diye verdiler. Bu nasıl bir pespayeliktir. Dora, muhteşem bir kadındı, bebek gibi bir kadındı. O, artık, bir kadın olmuş. Üstelik seksi bir kadın. E o zaman ölüsüne saygı duy, fotoğrafının altına ‘travesti’ yazma, ‘o bir erkekti’ yazma. Çünkü yazarsan, “Erkek dünyasından kopmayın. Travesti olursanız, bunun sonu ölüm” demeye getirmiş oluyorsun. İnsanları bizlere karşı kışkırtıyorsun. Kullandığın dile dikkat et.

Medyanın eril dili değişmeli

Eskiden ‘arkadan ilişki’ gibi laflar kullanılırdı, o kadar fena bir düzey ki, gerçi hâlâ adliye tutanaklarından toparladıkları haberlerde ara ara geçiyor. Bu dil, kesinlikle değişmeli.

Hiç araştırmadan translar ve travestiler suçlu ilan ediliyor

Sonra sürekli ‘travesti terörü’ diye başlıklar atılıyor. Diyelim ki bizim arkadaşlarımız polisle çatışıyor. Tamam, orada bir çatışma var ama orada trans kadınlara işkence yapılmış olabilir ya da birinin parası çalınmış olabilir, itiraz ediyordur. Hiç araştırmadan kafadan translar suçlu ilan ediliyor. Hiçbir şekilde bir hak ihlali olduğu anlatılmıyor haberde. “Bunlar travesti, her şeye müstahak!” mesajı veriliyor. Zaten medya, bizi ne zaman haber yapsa, biz hep ölüyoruz!

İşkence yetmedi, tecavüz ettiler, sonra da don-sütyen sokağa attılar!

Senin başından bir sürü korkunç olay geçti. Biri de 2006’da polis merkezine götürülüşün ve tecavüze uğraman… Ne kadar büyük bir travmaydı?

-Hayatımı değiştiren olaydır! Kutsalım kalmadı o günden sonra… Ama yine de benim yaşadıklarımın, 80’li, 90’li yıllarda trans ve travesti kadınların yaşadığı baskı, şiddet ve işkencelerin yanında lafı bile olmaz!

Sen neler yaşadın?
-O dönem Beyoğlu ve çevresinde yaşayan trans kadınların tahliye edilmesi adına her gün ev baskınları oluyordu. Bunun arkasında da rant vardı. Evime polisler geldi. Yaklaşık 20 kişi. Erkek arkadaşımı öldüresiye dövdüler. Tekmeleri savururken de “Sen nasıl erkeksin! Nasıl Türksün!” dediler… Köpeklerimiz, kedilerimize kıydılar, şiddet uyguladılar. Beni saçlarımdan sürükleyerek dışarı çıkarttılar. Üzerimde de külot ve sutyen var. Mahalleden bir kişi de “N’apıyorsunuz? O, bizim Michelle!” demedi, herkes izledi.

Sonra?
– Merkeze götürüldüm. İşkence yaptılar. Yetmedi tecavüz ettiler. Sonra beni bir köpek gibi sokağa attılar. Üzerimdeki iç çamaşırlarıyla. O gün ağlayarak yürürken, benim için kutsal olan ne varsa anlamını yitirdi.

Nasıl üstesinden geldin?
-Önce gelemedim. Ama benim iki deli kız kardeşim var, ikisi de avukat. Harika ve Rozerin. Tam ben, “Buraya kadarmış!” diyor. Hayatımdan bile vazgeçmeye hazırlanıyordum, beni yeniden hayata döndürdüler. Onların sayesinde ben bir savaşçıyım artık!

Nefrete inat, yaşasın hayat!

Bu hayat hepimizin. Bu ülkede bir arada yaşamak zorundayız. Bizi sevmek zorunda değiller ama saygı duysunlar, bizim en temel yaşam haklarımızı engellemesinler. Renkler mutluluktur, zenginliktir. Gökkuşağının altında sevgi var, huzur var, hayat var… Bizleri gettolara hapsetmesinler, bizleri seks işçiliğine mahkûm etmesinler. Hetero kimlik, ayrıcalık, üstün bir cinsiyet ya da ırk değil… Hepimiz aynıyız. Eşitiz. LGBT renkleriyle bir arada, barış içinde hep birlikte yaşamak istiyoruz. Nefrete inat, yaşasın hayat!

İŞTEN ATILDIM

Sence dernekler, Türkiye’de LGBT’lerin haklarını yeteri kadar savunabiliyor mu? Yoksa daha fazlası mı gerekiyor?

-Derneklerimize laf söyletmem! Vallahi, kim ne derse desin, benim omletimi yesinler. Dernekler iyi ki var ve iyi ki bu kadar aktif çalışıyorlar…

Şu an T24’te çalışıyorsun. Ama bir önceki işyerinden atıldın. Hangi gerekçeyle?

-İki yöneticimin işgüzarlığı nedeniyle. Uzun süre mobbing’e maruz kaldım. Sigortamı da yapmadılar. Ama onlar, iş ahlakına uymadığımı iddia ediyorlar. Ahlaksız bir çalışanı 2 yıl nasıl barındırdılar anlamak zor! Her şey yalan dolan bu ülkede! Davalıyız. Uzun bir yol var önümüzde ama hakkımızı alacağız.

Dünyada tanınıyorum ülkemde tanınmıyorum

Türkiye’den ayrılmaya karar verdin. Neden? Bütün bu yaşadığın ötekileştirme için mi?

-Aynen öyle! Çünkü bıktım. Her geçen gün daha fazla zorlanıyorum. İnsanların bana uyguladığı sözlü ve fiziksel şiddetten ve asla anlayamadığım bu ötekileştirmeden artık çok sıkıldım!

Siyaseten mi reddediyorsun Türkiye’de yaşamayı yoksa trans veya travesti birey olarak yaşamaya imkân kalmadığını mı düşünüyorsun?

-Siyaseten her şey zaten yerlerde sürünüyor. Demokrasi, insan hakları ve eşitliğin olmadığı bir ülkede barıştan bile söz edemez hale geldik! Ama benim derdim, ‘trans kadın’ kimliğimden dolayı yaşadığım şiddet. Gazeteye ya da adliyeye giderken kullandığım metrobüs ve metroda her gün ötekileştiriliyorum. Parmakla gösteriliyorum “A bak travesti!” “Lan tro’ya bak, metrobüse binmiş!” diyorlar. Bunlar tabii hafifleri, çok daha ağır ve çirkin hakaretlere, küfürlere, sözlü ve fiziksel tacizlere maruz kalıyorum. Evden çıktığım an şiddet başlıyor, ta ki akşam olup eve gelinceye kadar! Buna yürek dayanır mı sence? Sabır taşı olsa çatlar!

Hayatını gazetecilik yaparak kazanan başka trans kadın örneği yok bu ülkede. Dünyada da pek yok. Bu da zaten dünya basını tarafından çok yazıldı, çizildi…

-Evet. Time, Huffington Post, L’Express, Agence France Presse, France 24, Die Zeit, De Standaard, The Advocate, CNN, Der Spiegel, Bern Zeitung, Same Same, Glaad, Yagg, Canal Plus, New York Times… Şimdi aklıma gelmeyen başka yayınlar da vardır… Hayatımla ilgili her gelişmeyi seneler içinde haber yaptılar. Ben dünyada tanınıyorum, ülkemde tanınmıyorum!

Ötekileştirilen bütün kimlikler için hak mücadelesi veriyorum

Sen nasıl oldu da travestiler adına mücadele veren biri konumuna geldin?

-Planlanan bir şey değil. Benim içimde çocukluğumdan beri mücadeleci bir ruh vardı zaten. Kendimi bildim bileli, hep daha iyisini, doğrusunu ve adilini sorguladım. Toplumun ikiyüzlülüğü nedeniyle maruz kaldığımız şiddeti ya kabullenip köşeye çekilecektim ya da savaşacaktım. Ben ikinci şıkkı tercih ettim. Bugün şiddete maruz kalan, ötekileştirilen bütün kimliklerin hak mücadelesi için savaşıyorum. Çünkü bir şey yapmalı.

Kendini travestilerin sözcüsü gibi mi hissediyorsun?
-Ben kimsenin adına konuşamam, herkes kendi özelinde bir birey çünkü. Ancak evet, başta translar olmak üzere bütün LGBTİ bireyler için hak mücadelesi vermem gerektiğine inanıyorum. Trans kadın kardeşlerim de sağ olsunlar benimle gurur duyuyorlar, bu da beni mutlu ediyor. Hepsi tarafından takdir ve kabul görmek, sanırım en büyük ödül olsa gerek.

Travesti Helal Kazanç

İstanbul travestileri yeni bir olaya daha imza atmak üzereler ilk önce but trans güzellik yarışması ardından LGBT misafir hanesinde kalan kader arkadaşlarına yardım kampanyası daha sonra cinsel kimligini kabul etmemiş lakin adanada hayatını gururla devam ettiren ayakkabı boyacılığı yapan travesti arkadaşlarına yardım ederek her geçen gün yardım ellerini uzatan istanbul travestileri. Bu olayla da  kalmayan travestiler şimdide yardım için kendi aralarında kıyafet defilesi düzenlemek üzere harakete geçtiler. Ama en önemli projeleri ise Adana’daki kader arkadaşlarına destek vermekti.

İstanbul’da uzun yıllar zorla fuhuş yaptırılan ve daha sonra satıcılardan kaçarak fuhuşa tövbe eden travesti Adana’da ayakkabı boyacılığı yaparak geçimini sağlıyor.

İstanbul’da 30 senedir zorla fuhuş yaptırıldığını iddia eden 40 yaşında olan Ü.A. isimli travesti, satıcılarından kurtulduktan sonra fuhuş yapmaya tövbe edip geçimini Adana’da ayakkabı boyacılığı yaparak sağlamaya başladı.
Etrafındakilerin saldırıları yüzünden hala hayata tutunamadığını ifade eden Ü.A., onuruyla para kazanmak için mücadele ettiğini belirterek, “Ya benim ekmeğimi burada verin veyahut kabrimi burada kazın. Başka rastgele bir şey istemiyorum” diye konuştu.

BABASI VE AĞABEYİ, ANNESİNİ ÖLDÜRDÜ
Çok küçük yaşlarda gözlerinin önünde babası ve ağabeyinin annesini öldürmesiyle ilk travmasını yaşayan Ü.A. (40) ilerleyen senelerde üvey annesinin, beraberindeki kardeşiyle birlikte haneden kovmasıyla hayatının dönüm noktasına girdi. Ü.A., 10 yaşından bu yana erkeklere zorla pazarlandığını vurgulayarak daha sonra değişik operasyonlarla travesti kimliğine büründüğünü anlattı. Ü.A., bu süreci “Kardeşimle birlikte aç kaldık. Bir insandan ekmek istediysek kesinlikle karşılığını istedi. Ne geldiyse tanıdıktan geldi. Bir kere girmiş olduk, battıkça battık” tümceleriyle beyan etti.

“Fakat şükürler olsun artık helal para kazanıyorum” diyen Ü.A., gördüğü düşle hayatında yine bir dönüm noktasına girdiğini ve İstanbul’da kendisine zorla fuhuş yaptıranları 30 sene sonra nasıl atlattığını şöyle anlattı:

“Geriye baktığımda pişmanım. Fuhuşa tövbe ettim ve bir yıldır bıraktım. Düşümde bir birahanedeyiz, önümde de bir ayakkabı boyası sandığı var. Polisin birisi geldi, ‘Sen arkama geç’ dedi, ‘Ne olursa olsun, helal ekmek kazandığın sürece ben seni savunurum’ dedi. Ondan sonra tövbe ettim. İstanbul’da çalışmayı bıraktıktan sonra beni 3 kişi öldürmeye kalktı. ‘Allah’ım sen beni savun’ dedim. 3 kişinin elinden bıçak düştü, Allah korudu beni. İstanbul’da can vermesem katil olacaktım, Adana’ya geldim. Neler neler yaşadım, İstanbul’u ayrıldım.”

“YÜZÜME TÜKÜRÜP HAKARET EDİYORLAR”
İstanbul’dan Adana’ya 5 gün önce geldiğini belirten Ü.A., Adana’ya gelme sebebinin sıcak abuhavası ve Adanalıların cana yakınlığı olduğunu ifade etti. Yalnız başına hayatını sürdürdüğünü ifade eden Ü.A., şehirte herhangi bir LGBTİ topluluğu tanımadığını da sözlerine ilave etti. Karşılaştığı insanların sandığı gibi cana yakın olmadığından yakınan Ü.A., cadde ve sokaklarda ayakkabı boyacılığı yaptığı vakitlerde aşağılanmalarını, yaşadığı taciz ve zorlukları şöyle anlattı:

“Bir şey yapıyorlarsa mutlaka karşılığını istiyorlar. ‘Sandığı bırak akşam kebap yiyelim, rakı içelim’ diyorlar. Söyledikleri işi yapmadığımı anlatıyorum. Helal ile haramı karıştırmam. Yapmadıklarını bırakmıyorlar. Sandığıma tekme atıyorlar, yüzüme tükürüp hakaret ediyorlar. Geldiğim günden bu yana bu işi takdir eden ya vardı ya yoktur. Güzel insanlar zati güzel fakat karşılaştığım kişiler 4-5’i geçmez.”

“HELAL PARA KAZANMAK EN GÜZELİ”
“Helal bir ekmek yapayım, bu memleketten gideyim” niyetiyle geldiği Adana’dan İstanbul’a tekrar geri dönmek istemediğinin vurgulayan Ü.A., şöyle devam etti:
“Para buldukça otelde kalıyorum, bazen kalamıyorum; sabaha kadar dolaşıyorum. Ne hane bulabildim ne bir şey. Ayakkabısını boyayacağım insanlar ücretini beğenmiyor, ‘Başka yerde 1 lira’ diyor.

‘Yok’ desem bu sefer aç kalacağım, ne yapayım? Kurda kuşa yem etmesinler bu saatten sonra. Helal para kazanmak en güzeli. Herkese kısmet olur allahın izniyle. Tövbe edip bıraktıktan sonra bu şekilde en güzeli. Huzurla uyuyorum. Huzurla yatıp huzurla uyanıyorum. Adanalılar’dan rica ediyorum. Ya benim ekmeğimi burada verin veyahut benim kabrimi burada kazın.”

Travesti, Eşcinsel Biseksüel Kavramlarının Anlamları

İstanbul LGBT kimliklere ait tanımlar, heteroseksist toplumun hem mağduru hem de yaşatıcısı olan bizler açısından oldukça “yabancı” olduğumuz bazen de “yabancı kalmayı seçenek ettiğimiz” tanımlar olarak hayatımızda yer ediniyor. Görmezden gelinen, yok sayılan, var olmakta ısrarlı olduğunda ise nefret saldırısıyla karşı karşıya bırakılan LGBT kimlikler üzerine olan bu kavramları yeniden LGBT müesseselerinden aktivistlerden aldığımız yazılarla anlatıyoruz.

Eşcinsellik hastalıktır, günahtır, suçtur, sapkınlıktır. Peki harbiden eşcinsellik nedir? Tarihsel süreç içerisinde günah, suç, hastalık olarak tanımlandığı zamanlar oldu. Ancak eşcinsellik, aynı cinsiyetten iki kişi arasındaki cinsel veyahut duygusal çekim ve cinsel davranışları ifade eden bir kavramdır.

Eşcinsel: Kendi cinsinden olanlara duygusal ve cinsel yönelim içinde bulunan kadın veya erkek. Eşcinsel terimi, Homoseksüel (Homosexual)  kelimesinin Türkçe karşılığı olarak hem kadın eşcinseller hem de erkek eşcinseller için kullanılmakla beraber günlük hayatta daha çok erkek eşcinselleri dile getirdiğinden erkek eşcinseller için “gey”, kadın eşcinseller için “lezbiyen” isimleri de kullanılır.

lgbtkavramlar

Biseksüellik ise, Hem kendi cinsine hem de karşı cinse duygusal, erotik ve cinsel yönelim içinde olan kadın veya erkekleri tanımlamak için kullanılmaktadır.

Heteroseksüel: Duygusal, cinsel ve erotik olarak karşı cinsten kişilere yönelmiş olan kadın ya da erkekleri tanımlamak için kullanılmaktadır.

Heteroseksüellik: Fertlerin, cinsel, duygusal ve erotik olarak karşı cinsten kişilere yönelmiş olma halidir. Spontane ve zaruri olarak, toplumda egemen varoluştur. Bu spontane ve zorunluluk hali, heteroseksüel fertlerin kendilerini “heteroseksüel” olarak tanımlamalarına dahi gerek duyurmamaktadır. Bu vaziyetteki fertler, kendini “eşcinsel” ya da “heteroseksüel olmayan” diye tanımlayan fertlerin ortaya çıkmasını kavrayamamakta, “homofobik” ve “heteroseksist” olabilmektedir. Tabii olarak bu vaziyet, bütün heteroseksüellerin heteroseksist olduğu mananına gelmemektedir. Genelde eşcinsellik, transeksüellik kavramları karıştırılmaktadır. Eşcinsellik, kişinin cinsel yönelimini ifade eder, trans olma hali ise cinsiyet kimliğini.

Transgender: Cinsiyet geçiş sürecini bitirmiş ya da bitirmemiş; ancak biyolojik cinsiyetine ve görünümüne bir şekilde müdahale edenleri dile getirmek için kullanılan bir terimdir. Travesti, halk arasında cinsiyet geçiş operasyonu olmamış, sadece dış görünümü ve davranışlarıyla kadın kimliğine bürünenleri; transseksüel de giyim ve davranışlardan öte cinsiyet geçiş operasyonu olanları belirlemek için kullanılan kelimelerdir. Bununla birlikte Türkiye’de fazla yaygınlık kazanmamış olan transgender terimi çoğunlukla hem transseksüeller ve travestileri hem de interseks kişileri (cinsiyetlerarası) kapsamaktadır. Türkiye’de LGBT örgütleri, “transgender” terimini karşılayacak şekilde “trans” adlandırmasını kullanmaktadır.

Transseksüel: Hem “erkek” hem de “kadın” için geçerlidir. Kişinin davranışlarından çok iç dünyasında kendisini karşı cinsten biri gibi görmesi, hissetmesidir. Transseksüel kişinin tinsel eğilimleri için belirleyici olan bir kelimedir, bu yüzden transseksüeller dış görünümlerinden belirlenemeyebilir. Zira kendilerini, karşı cinsten hissettiklerini dış görünüşlerine her vakit yansıtmayabilirler. Transseksüel hem erkek hem de kadın için geçerlidir. Kişi “erkek” olduğu halde kadın olmayı, “kadın” olduğu halde erkek olmayı isteyebilir.

Travesti (Transvestite/Cross Dresser): Dış görünüşüyle ve davranışlarıyla karşı cinse ait olma isteğini ifade eder. Travesti dendiğinde sık bir şekilde “kadın kılığındaki erkekler” akla gelse de travesti kelimesi aslında hem “erkek” hem de “kadın” için geçerlidir. Travestiler karşı cinsin eşyalarını kullanmaktan, karşı cinsin giydiği kıyafetleri giymekten, ait olmak istediği cinsin davranışını sergilemekten zevk alan kimselerdir.

Toplum genelinde ve bir takım ruh sıhhati profesyonellerindeki kanının aksine eşcinsellik ile transeksüalizm veya transvestik davranış birbirinin uzantısı, sözgelişi transeksüalizm eşcinselliğin daha aşırı bir şekli değildir. Bunlar ayrı düzlemlere ait olgulardır.

Cinsel Yönelim (Sexual Orientation): Kişinin cinsel dürtülerinin hangi cinse yönlendiğini belirler. Belli bir cinsiyetteki ferde karşı süregelen duygusal, romantik ve cinsel çekim olarak tanımlanabilir. Heteroseksüellik, eşcinsellik, biseksüellik gibi.

Cinsel yönelim, cinselliği oluşturan dört unsurdan biridir. Diğer üçünden belli bir cinsiyetteki ferde karşı süregelen duygusal, romantik ve cinsel çekimle ayrılır. Cinsellikle alakalı diğer üç öğe da biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet (gender) kimliği (erkek veyahut kadın olmaya ait psikolojik duyum) ve sosyal cinsiyet rolü (eril veyahut kadınımsı davranışları belirleyen kültürel normlara uyum).

Bilinen üç cinsel yönelime göre; kişinin kendi cinsiyetinden birine yönelmesi eşcinsellik, kişinin karşı cinsiyetten birine yönelmesi heteroseksüellik, kişinin her iki cinsiyete de yönelmesi biseksüelliktir. Eşcinsel yönelimli fertler “gey” veyahut “lezbiyen” olarak da adlandırılırlar. Cinsel yönelim, duyguları ve kendilik kavramını (self-concept) içerdiği için cinsel davranıştan farklıdır. Fertler davranışlarıyla cinsel yönelimlerini dile getirebilecekleri gibi etmeyebilirler de.

Cinsiyet Kimliği (Gender Identity): Kişinin kendini hangi toplumsal cinsiyet kimliği üzerinden tanımladığı ve ya diğer insanlar tarafından hangi toplumsal cinsiyet kimliği üzerinden tanımlandığını dile getirmek için kullanılır.

Kültürümüzün rastgele bir cinsiyete ait olma vaziyetinde fertten beklediği nitelik veya karakterdir. Bu, toplumun cinsiyetlere atfettiği özelliklere göre kültürden kültüre değişebilir. Sözgelişi kıyafet, davranış tarzı kişinin cinsiyet kimliğini oluşturabilir.

Cinsiyet kimliği kişinin vücuduyla alakalı ferdi hislerini içerecek şekilde (tıbbi, cerrahi veyahut diğer araçlarla bedensel olarak görünüşünü ya da işlevlerini özgür bir şekilde değiştirmeyi de kapsayabilen), doğumdan itibaren kazandığı biyolojik cinsiyetle uyumlu ya da uyumlu olmayabilen, cinsiyeti ile ilgili derinden hissettiği içsel ve bireysel duygulara ve giyim, konuşma ve davranış biçimlerini de içerecek şekilde cinsiyetin diğer biçimlerde dışavurumuna atıfta bulunur.

Gey: Bu terim, 1970’lerin başında Gey Kurtuluş Hareketiyle (Gay Liberation Movement) beraber ortaya çıkmıştır. Başlangıçta hem kadın hem erkek eşcinselleri kapsayan bir kelime olmakla birlikte, son zamanlarda yalnızca erkek eşcinseller kendileri için kullanmaktadırlar. Terim süreç içinde “homoseksüellik”ten siyasi bir kopuşa işaret eder. “Homoseksüel” kelimesi, tıp tarafından tanımlanmış olduğu halde, hak temelli bir mücadele eksenini benimsemiş olan Gey Kurtuluş Hareketi ile “gey” kelimesi aynı cinsten insanların birbirlerine karşı duygusal veya cinsel yönelimleriyle yarattıkları hayat tarzını tanımlamak için, eşcinsel fertler tarafından ortaya konmuştur.

Bu kelimenin, Türkçeye, İngilizceden olduğu gibi alınması 80’lere rastlar. 1999’da “Türkiyeli Eşcinseller Buluşması” sonrasında “gay” Türkçeleştirilerek “gey” olarak kullanılmaya başlanmıştır. Eylül 2006 tarihinden itibaren de TDK elektronik sözlüğüne gey, “erkek eşcinsel” olarak geçmiştir.

Lezbiyen: Duygusal, cinsel, erotik yönelimleri kendi cinsinden fertlere yönelik olan kadınları tanımlamak için kullanılmaktadır. Kelime eşcinsel kadın şair Sappho’nun M.Ö. 6. asırda yaşadığı Lesbos (günümüzdeki isimiyle Midilli) Adası’nın isminden türemiştir.

LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti): Lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (travesti ve transseksüel); ara ara “cinsel azınlıklar” diye de hatıralan grup ve kimliklerin tümünü kapsayan terimdir.

Türkçe Travesti Nedir ?

Türkçe Travesti Hakkında Bilgi :

Karşı cinsin kıyafetine fetişi olan kişilere travesti denir. Transvestiyerden gelmektedir, yani kıyafet değiştirme anlamına gelir. fetiş diyebiliriz. transeksüellik kesinlikle değildir.

Travesti erkek olabileceği gibi kadın da olabilmektedir. erkek kıyafeti giyen kadınlar da vardır. kadın kıyafeti giyen erkekler de.

transeksüellik ise kıyafet değiştirme işine bağlı bir durum değildir, bir cinsiyet kimliğidir. kişi kendisini hissettiği cinsiyet ile adlandırır.  Biyolojik doğum anında erkek olarak adlandırılan bir kişi kendisini kadın olarak adlandırıyorsa ya da tam tersi, kadın olarak doğmuş ama kişi kendisini erkek olarak adlandırıyorsa bu transeksüelliktir.

Travestilik ya da travestizm, genellikle cinsel haz almak amacıyla, karşı cinsin kıyafetlerini giymek. Travestilerin çoğunluğu erkektir.

Travestilik bir transgender türüdür ve sıkça transseksüellikle karıştırılır. Transseksüel, belirli bir cinsin fiziksel karakteristikleri ile doğduğu halde duygusal ve psikolojik anlamda kendisini diğer cinse ait hisseden kimsedir. Erkek ya da kadın transseksüeller cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmeden önce genellikle bir süreliğine karşı cinsin kıyafetlerini giyerler. Travestilik bir cinsel yönelim değildir. Bir travesti heteroseksüel ya da eşcinsel olabilir.

Mail Adresim ve Msn Messenger Adresim : travesti@travesticom.com

Değerli Arkadaşlar bu sefeki konumuz da ise travestiler hakkında birkaç düşüncemi ve görüşlerimi belirteceğim.

Bazı tür adamların sinirden travestileri öldürdüğü söyleniyordu bir aralar bunun nedeni küfür,laf söyleyişi olabilir. Nede olsa ağır abi tarzında kelimeler söylüyorlar ya o yüzdendir. Aslında iyi olanlarından bazıları fazla laf söylemezler ama travesti olarak yinede geçerler. Dediğim gibi iyi olanları ve kötü olanları vardır.Çoğunluğu cinsiyetleri erkek olmaktadır. Fransızca bir sözcükten türemiştir travesti kelimesi.Fransızcada “giysi,kıyafet” sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur.

Travestiler eşcinsel yada heteroseksüel olabilir. Travestilik bir cinsel yönelim olmamaktadır. Travesti olmadan önce yani ameliyat olmadan önce karşı cins kıyafetleri giyip prova yaparlar kendilerini alıştırmak için bir takım ön hazırlık yaparlar. Duygusallardır büyük bir çoğunluğu. Sürekli laf söyleyişinde bulunurlar erkekler ile sürekli küfür,argo ve benzeri kelime konuşurlar ve sonrasında hemen kavga olur.

Kot pantolon normal bir üst kıyafetleri giyiniyorlar genellikle.Kendilerini bir kadın gibi hissediyorlar bazılarınız bilir bazılarınız bilmeyebilir öğrenmek suç değil öğrenmemek suçtur. Hiç bir travestiyi çalışırken gördünüzmü fazla görmemişsinizdir kendileri genellikle cinsel yol ile çalışmaktadırlar.Bir ara karete bildikleri yönünde bir haber çıkmıştı bu haber asılsız denilmişti. İnternette ise sadece İstanbul travestileri sadece karete biliyorlar oda kavga ettikleri için koyulan bir kuralmış. Ankara travestileri ve izmir travestileri biliyormu orayı tam olarak bizde bilemiyoruz ne yazık ki ama bilseler gerçekten dahada korkutucu bir olay olabilir.

Diğer kesimlerdede bilenler çok az sayıda mevcut olabilir dediğim gibi tam olarak net bir bilgi yoktur.Kavgaları ile baya bir onları yükselticek bir iş olmuştur onlara karşı.Travestiler duygusal olabilir aslında sonuçta onlarda bir insan olup hayatlarını sürdürmektedirler.

Travestilerin bazılarının et yemiyorlar diye bir bilgi vardı internette yani vejeteryan oldukları söyleniyor bu ise biraz kafa karıştırıcı yani travestiler katı kuralları mevcut gibi gözüküyor şu durumda , et neden yemedikleri konusunda bir bilgi bulunmamaktadır.Travestilerin diğer bir özelliği ise fazla akıllı olmalarıdır. Sürekli küfür üretebilirler. Bu yüzden kavgada iyi olabiliyorlar.

 

alaettin

‘Travesti’ Millet Vekili Adayımız Oldu

68 kuşağından sayılırım.

O zamanlar evlerde telefon, televizyon yoktu. Bataryalı radyolardan “ajans” dinlenirdi.

Sabah namazından sonra kepenkler açılır, “besmele” ile “helal rızık kazanma” telaşı başlardı.

Akşam ezanı esnafın kepenk kapatması için bir alarm, bir işaretti. Hemen camiye koşulurdu.

Komşuya, akrabaya “maniniz yoksa akşam size geleceğiz” diye evin en küçüğü ile haber yollanırdı. Diziler yoktu. İnsanları kaynaştıran koyu ve samimi sohbetler yapılırdı. Erken yatılır, erken kalkılırdı.

Evler tek katlıydı. Toprak damlıydı. İnsanlar belki fakirdi. Ama, en kıymetli yiyecekler çocuklara yedirilmez, “utanacak gelir” diye misafire saklanırdı.

Çek, senet, kredi kartı yoktu. Alacak deftere yazılırdı. “Borç namustur” denir, ödemeyen çıkmazdı.

Kimse “el alemin namusuna kem gözle bakmazdı.”

Kap-kaç, ırza geçme, dolandırıcılık, tokatçılık yaşanmazdı. Bu suçlar topluma yabancı idi.

Halk, Kur’an, hadis okur, dini kitaplar “mütalaa” eder, camiye erken gider, vaaz dinlerdi.

Biraz mürekkep yalayanlardan kimisi Necip Fazıl okurdu, kimisi Nazım Hikmet.

Toplumun çoğu kurtuluşun İslam’da olduğuna inanırdı. Bazıları Karl Marks okur, materyalist diyalektiği savunurdu. Ama, ister tahsilli olsun, ister tahsil görmemiş olsun bizim kuşak çok okurdu.

Doğru ya da yanlış, herkesin bir ideali, bir fikri vardı.

Şimdilerde ilim ve teknoloji o dönemlerle kıyaslanamayacak kadar büyük gelişme gösterdi.

Gösterdi göstermesine de, insan kalitemiz arttı mı? İlmi ve teknolojik gelişmeler insanımıza mutluluk getirdi mi? Hiç sanmıyorum.

Hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen internet, akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarları, sosyal medya ve oyunlar, gittikçe yaygınlaşan bağımlılıklar oluşturdu insanlarda.

Selamlaşmayı, konuşmayı, hal hatır sormayı unuttuk.

Eskiden evin reisi baba idi. Evde onun sözü geçer, çocuklar onu zevkle dinlerlerdi.

Artık evin reisleri televizyon, internet, akıllı telefonlar v.s…

Belki toplumumuzun refah seviyesi arttı. Ama birbirimize duyduğumuz sevgi, saygı, yardımlaşma duygularımız azaldı. “Toplumun harcı” çürüdü, çürümeye de devam ediyor.

Televizyon dizilerindeki sapık ilişkiler, şiddet görüntüleri insan ruhunu “kezzap” gibi yakıyor. Yeni yetişen nesli “insan görünüşlü canavarlar”a dönüştürüyor.

Sapık ilişkileri modernlik diye sunanlar, teröristleri övenler, hatta masum gösterenler utanmadan buna kendileri neden olmamış gibi “toplum nereye gidiyor?” diye sorunca kan beynime sıçrıyor.

Özge Can cinayeti çok üzücü. Ama böyle yönlendirilen bir toplumda yaşanması garip değil. Aksine beklenen, beklenmesi gereken vahim bir olay.

Tedbir alınmazsa inanın çok daha vahim olaylar yaşanacak, hatta bunlar sıradan hale gelecek.

Baksanıza artık travesti bir milletvekili adayımız (!) bile var.

Ne kadar modern ve Batılı bir ülke olduk (!) değil mi?

Bu devletin ve sistemin mimarlarının kabirlerinde rahat uyuduğunu hiç sanmıyorum.

Şurada ne kaldı ki? Mahkeme-i Kübra’da onların sonlarını hep birlikte göreceğiz…

(Alıntıdır Alaettin EKİZER’in Travesti Yazısı)